31 01 2006

Taha Toros'la 'Nâzım Hikmet Biyografisi' / Ataol BEH

Borzecky ailesinin arması Borzecky ailesinin geçmişten gelen bir arması vardır. Armanın üst kısmı, belden aşağısı kesilmiş bir keçi başıdır. Armanın alt kısmında bir eşek başı yer alır. Bu eşek başının fonu kırmızı, kendisi gri renklidir. Keçi ve e ...   'Nâzım'ı yazmak için 50 yıl bekledim' * Taha Toros: Ben bir biyografım bütün arşivim zarflarla doludur. Orada kimi ararsanız bulursunuz. Bu çalışmalara çok erken yaşlarda, 18-20 yaşlarımda başladım. Sürekli olarak belge topladım, arşiv yaptım. ATAO ...   Paşalar ailesinin gözde çocuğu Nâzım'ın aile geçmişinde ünlü paşalar vardır. Büyükbabası, Nâzım Hikmet'e adını veren Mehmed Nâzım Paşa'dır Dizinin ağırlığını, Polonya'dan başlayan soyağacının kökü oluşturmaktadır. Şimdiye kadar bu konuya pek değinilme ...   Polonya'ya uzanan soyağacı Nâzım Hikmet 'in ana tarafından aile çevresi Polonyalıdır. Sonradan Rus bölgesinde kalan Kleszow'da doğan ve soylu bir aileden gelen Constanty Borzecky, Nâzım Hikmet'in annesinin büyükbabası ve dedesi Enver Paşa' nın da babas ...                   ********************           **********************                    ***********   Biyograf olarak bütün arşivlerinin dolu olduğunu söyleyen Taha Toros'la 'Nâzım Hikmet Biyografisi' konusunda görüştük 'Nâzım'ı yazmak için 50 yıl bekledim' * Taha Toros: Ben bir biyografım bütün arşivim zarflarla doludur. Orada kimi ararsanız bulursunuz. Bu çalışmalara çok erken yaşlarda, 18-20 yaşlarımda başladım. Sürekli olarak belge topladım, arşiv yaptım. ATAOL BEHRAMOĞLU - Sayın Taha Toros, Nâzım Hikmet 'in yaşamıyla ilgili kitabınızı çok ilginç ve önemli buldum. Başka hiçbir kayna... Devamı

19 01 2006

ŞAİR ADNAN GÜL İLE "SICAK VESİKA" ÜZERİNE / ALİ OZANEMRE

Adnan Gül ile 'Sıcak Vesika'yı konuştuk   'Konu şiirse eğer saltanat onundur'   "Nâzım Hikmet'in vazgeçilmez diyerek yararlandığı folkloru, Cemal Süreya'nın yakındığı, uzak durmaya çalıştığı folklor figürüyle karıştırmamak lazım, ya da bu çelişkiden başka bir şey, böyle olmaması gerek ... Tespitlere bire bir, sadece bakmak doğru değil; konu eğer şiirse, inceliğin de sanatını denemek gerekebilir" diyen şair Adnan Gül ile "Sıcak Vesika" adlı son kitabını konuştuk.   Ali OZANEMRE   -Sevgili Adnan! Ne zaman, nerede doğdun; şiire ne zaman ve nasıl başladın benzeri soruları sormuyorum. Bu söyleşinin sınırlarını şiir çizsin, çemberinin içini şiir doldursun istiyorum. İlk soruya, şiir kitaplarından söz ederek başlayacağım; bunu, suyu şiir olan bir havuza çivileme atlayış say: "Dört Köşeli Dünyam" 2000'de, "Her Mevsim Gülde Hüzün" (2.b) 2001'de, "Önce Bulut Sonra Suyum" 2003'te, "Sıcak Vesika" da 2005'te yayımlandı. Arkasından bir dosyanın daha hazır olduğunu bildiğim 5. kitabın adı ne, okuruyla ne zaman buluşacak? -Sevgili Ozanemre bir düzeltmeye izin ver. "Her Mevsim Gülde Hüzün" 1996 yılında yayımlanmış 70'lerin sonu ile 80'li yılların zor dönemine has, "çocukça" yazılmış şiirlerimi kapsamaktaydı; hayatımın bir kesiti olarak, bütün yanlışlarımla yanımda kalsın istedim.Ne garip ki 2001'de ikinci baskıyı yaptı, üstelik aradan geçen kocaman beş yılı küçümseyerek ne çabuk tükendi diyebildiğim, ilk ve tek kitabım o... "Dört Köşeli Dünyam" daha farklı bir zaman dilimini içeren sıradan saydığım, yoğunluğundan hayat bulan bir kitap... "Önce Bulut Sonra Suyum" ocağımın fokurdadığı döneminin şiirlerini kapsar... Çok rahatsızlık duyduğum bir dönemin özetidir o... Kendime olan inancımla mücadele ettiğim zor bir dönem... "Sıcak Vesika" için hiçbir zaman tamamlanmayacak kitap demek geçiyor içimden. Çok emek verdim... Ekmeğin kendisi şiir, neresinden başlanmalı düşüncesi, en çok bu kitapta korkut... Devamı

16 01 2006

Şairinizi, şiirinizi seçin/ Doğan HIZLAN

14 Ocak 2006 Doğan HIZLAN  dhizlan@hurriyet.com.tr Yazarlar Arşivi Doğan HIZLANTüm yazıları Şairinizi, şiirinizi seçinHer şiir kitabı, antolojisi, seçkisi beni heyecanlandırır, hele bu şairden yapılmış bir seçkiyse, -ister kendi seçsin ister bir başkası- şiirin okunma oranının artacağına, sevilme katsayısının büyüyeceğine olan umudum, inancım pekişir.Çünkü, günümüzün, işiyle meşgul, uzmanlığının "dar hendesesi" içine kapanmış, değişik yoğun ilgiler ve "gönül çelen" çağrılara kapılan, zamanı kısalmış ve kısıtlanmış okurun şiire olan ihtiyacı tartışılmaz.Toroslu Kitaplığı'nın Kendi Seçtikleri dizisinin yayımlanmış ilk 10 kitabını masamda gördüğümde, sevindim, işte ve evde ara ara okuyarak seçmelerin tadını çıkarmaya çalıştım, bildiğim şiirleri belleğimde tazeledim.Dizinin editörü Cenk Gündoğdu oluşturma felsefesini şöyle açıklıyor:"Şiir kitapları dizimiz, Modern Türk Edebiyatını temsil ettiğini düşündüğüm şairlerin kendilerinin seçtikleri şiirlerinden oluşuyor. Diziyi oluştururken herhangi bir kuşak, yıl, yaş ayrımıyla hareket ederek çalışmaya sınırlama getirmek istemedik."Yazımda ilerde yayımlanacak yeni üç kitabın da adını bulacaksınız. Umarım birçok okur, dizideki şairlerin şiirlerini, tek tek kitaplarını okumuştur ama iyi bir şiir okuru, yeniden gözden geçirmenin çağrısına hayır diyemez.*Başka bir açıdan da bakalım bu seçmeye...Şairin seçtikleri ille de sizin beğendiğiniz şiirler olmayabilir ama şairin bir bildiği vardır; klasik gerekçe okumamızı sağlayabilir, neden bunu seçmiş sorusunun yanıtını ararken, beğendiğiniz şairin şiir haritasını da yeni alanların katkısıyla genişletebilirsiniz.İlk 10 kitap hangileri? Yayınlanış sırasına göre yazdım. arif damar - gitme kalkemal özer - dalgayı haber veren yakamozabdülkadir budak - işaretlersalih bolat - yol ayrımıtahir abacı - zamanın yüreğindeki gecemüslim çelik - kızbeseray canberk - kuytu sularda zamanmehmet taner - rüzgárdı dinleyenhaydar ergülen - yağmur cemiayten mutlu - ateşin kök... Devamı

15 01 2006

Usta şairin 104. doğum günü, düzenlenen etkinliklerle kutlanıyor

Cumhuriyet 15.01.2006 Usta şairin 104. doğum günü, düzenlenen etkinliklerle kutlanıyor Nakamoto ve Nâzım Hikmet Nâzım Hikmet'in doğum günü nedeniyle Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nce bugün saat 20.00'de Beyoğlu Ortaoyuncular Tiyatrosu'nda şairin kendi imzasını taşıyan 'Şöhret veya Unutulan Adam' adlı oyun sahnelenecek. Ayrıca bugün saat 14.00'te Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Sergi Salonu'nda 'Dünya Çizerlerinden Nâzım Portreleri' adlı sergi açılacak. KIYMET COŞKUN Nobuyuki Nakamoto , ufak tefek, sessiz, kibar, içten bir Japon beyefendisi. Yıllar öncesinden başlayan Nâzım Hikmet sevgisiyle Türkiye'ye defalarca gelen bir şair! Büyük Türk şairinin kitaplarını çevirmiş, kendisini tanımış, dostu olmuş!.. Daha gencecik bir delikanlıyken başlayan bu sevgi onu Türkçe öğrenmeye yöneltmiş! Ölümünden sonra da onu daha iyi anlayabilmek için Türkiye'ye gelmiş!.. Nâzım Hikmet Bey'in şiirlerinden tanıdığı insanları, İstanbul'u görmek, onun dilini duymak, yaşamak için!.. Birkaç yıl önce yaptığı son ziyaretini de Nâzım Hikmet Kültür Gezisi'ne dönüştürmüş. Ailesi, dostları, yıllardır Türk-Japon dostluğu için çaba gösteren Chieko ve Kanji İşimoto 'yla birlikte!.. Şairin ülkesinde gezdirmiş, Bursa Cezaevi'ne, yani bugünkü Bursa Adliyesi'ne götürmüş dostlarını. Bir plaket, bir yazı aramış koca şairin yıllarını geçirdiği, halkının bağımsızlık savaşının destanını yazdığı bu yerde! Bulamamış!.. Fotoğraf çekmesine izin vermeyen polisleri ''Siz Nâzım Hikmet'in değerini neden bilmiyorsunuz'' diye azarlamış!.. İstanbul'da, Nâzım Hikmet Vakfı'nda Japon-Türk dostluğunu perçinlemiş Nâzım Hikmet'in şiirleriyle! Irak'taki savaşa karşı sesini yükseltmiş ''Kız Çocuğu'' şiiriyle!.. Sanatçı dostları da barış şiirlerini okumuş, şiirlerinden yapılmış şarkıları çalıp söylemişler Japonca. Vakıf Arşivi'ne Japonya'da basılan kitaplarını armağan etmiş! Şiir... Devamı

15 01 2006

CAHİT SITKI TARANCI'NIN ÜNLÜ "35 YAŞ" ŞİİRİ

        35 YAŞ ŞİİRİ Yaş otuz beş yolun yarısı eder.Dante gibi ortasındayız ömrün.Delikanlı çağımızdaki cevher,Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,Gözünün yaşına bakmadan gider.   Şakaklarıma kar mı yağdı, ne varBenim mi Allah'ım bu çizgili yüzYa gözler altındaki mor halkalarNeden öyle düşman görünürsünüz,Yıllar yılı dost bildiğim aynalar   Zamanla nasıl değişiyor insan!Hangi resmime baksam ben değilim.Nerde o günler, o şevk, o heyecanBu güler yüzlü adam ben değilim;Yalandır kaygısız olduğum yalan.   Hayâl meyâl şeylerden ilk aşkımız;Hatırası bile yabancı gelir.Hayata beraber başladığımızDostlarla da yollar ayrıldı bir bir,Gittikçe artıyor yalnızlığımız.   Gökyüzünün başka rengi de varmış!Geç fark ettim taşın sert olduğunu.Su insanı boğar, ateş yakarmış!Her doğan günün bir dert olduğunu,İnsan bu yaşa gelince anlarmış.   Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!Her yıl biraz daha benimsediğim.Ne dönüp duruyor havada kuşlarNerden çıktı bu cenaze Ölen kimBu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.   Neylersin ölüm herkesin başında,Uyudun uyanamadın olacak.Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşındaBir namazlık saltanatın olacak,Taht misâli o musalla taşında.                           CAHİT SITKI TARANCI... Devamı

15 01 2006

Sabiha Sertel'in "Tevfik Fikret" Kitabı Dolayısıyla 1/ Ataol

  SABİHA SERTEL'İN KİTABI DOLAYISIYLA  Ataol Behramoğlu Bu yazının amacı Sabiha Sertel’in 1946 yılında Yurt ve Dünya Yayınları arasında yayınlanan “Tevfik Fikret - İdeolojisi ve Felsefesi” adlı kitabını tanıtmaktadır. Daha doğru bir deyişle, Sertel’in görüşlerini özetlemeye, açımlamaya çalışırken, Fikret konusunda ve ona ilişkin konularda kendi görüşlerimi de belirtebileceğim. Sertel’in kitabı, adından da anlaşılacağı üzere Fikret’in yapıtının ideolojik ve felsefel yanları üzerinde duruyor. Benim bu yazıda üzerinde duracağım noktalar da bunlar olacak. Tevfik Fikret’in sanatçı olarak özelliklerine değineceğim yerlerde kaynak olarak Mehmet Kaplan’ın ‘‘Tevfik Fikret - Devir, şahsiyet, eser’’ adlı yapıtından yararlanacağım. Yine bu yazıda yer yer Niyazi Berkes’in “İki yüz yıldır neden bocalıyoruz” ve “Batıcılık, Ulusçuluk ve Toplumsal Devrimler” adlı kitaplarındaki görüşlerinden de söz etmem gerekecek. Sabiha Sertel, “Bu kitabı niçin yazdım” sorusunu yanıtlayarak başlıyor kitabına. 1940 yılında (aslında 1939’dur) Yeni Sabah gazetesinde açılan bir soruşturmayla faşistler Fikret’e saldırıyorlar. Soruşturma Kâmuran Demir takma adını kullanan “faşist yazar”ın “Fikretin eserlerini yakmak lâzım” başlıklı yanıtıyla başlıyor. (K. Demir’in gerçek kimliği konusunda bir bilgi edinemedim.) Sonra sahneye Sebilürreşad’ın sahibi Eşref Edip çıkıyor. Fikret milliyetsiz, dinsiz ve marksist olmakla suçlanıyor. Fikretçiler ve Âkifçiler diye iki küme oluşuyor. Sertel, Doğucular, Batıcılar; faşistler ve özgür -demokratik bir Türkiye isteyenler diye adlandırmaktadır bu kümeleri. Yeni Sabah’ın sözkonusu soruşturmasında ileri sürülen görüşleri Tan gazetesinde yanıtlayan Sabiha Sertel, Eşref Edip’le mahkemelik olmaları üzerine, savunma niteliğinde bir broşür yayınlıyor. Daha sonra çalışmalarını genişletiyo... Devamı

15 01 2006

Sabiha Sertel'in "Tevfik Fikret" Kitabı Dolayısıyla 2/ Ataol

  II. BÖLÜM FİKRET’İN İDEOLOJİSİ Kitabın ikinci bölümünü Sabiha Sertel yine beş başlık altında topluyor: İdeolojisinde amil olan tesirler, Fikret sosyalist midir? Fikret’in tarihi görüşü, Fikret’in inkılâpçılığı, Fikret’in insaniyetçiliği. “Sağcıların Marksist olduğunu ileri sürerek saldırdıkları Fikret” Sertel’in kanısınca, “bir taraftan yıkılmakta olan İmparatorluğun değişen şartları, diğer taraftan garp kültürü ile temas neticesi, insaniyetçi bir ideolojiye sahip olmuştur.” Görüşleri “devrinin fikir adamlarından ayrılmaktadır. Bilhassa Meşrutiyetin ikinci devresinde taazzuv eden Türkçülük, İslamcılık, Osmanlıcılık cereyanlarıyla siyasî bir alış verişi yoktur..” Sabiha Sertel’in sözleriyle, “bir taraftan geriliği gittikçe daha çok göze çarpan imparatorluğun muasır medeniyete intibak edememesi karşısında teessür duyan, bir taraftan da din, milliyet ve sınıf farklarının doğurduğu çarpışmalar, insan cemiyetlerinde hüküm süren tagallüp, tazyik, istismar ve adaletsizliğin karşısında isyan eden... Fikret’in düşüncelerinde kendi muhutinin bu tesirleri görüldüğü gibi, on sekizinci asır burjuva inkılâbı kahramanlarının, on dokuzuncu asır fikir adamlarının ve içtimaîyatçılarının tesirleri eserlerinde bariz bir şekilde görülmektedir.” Rousseau, Voltaire, gibi onsekizinci yüzyıl düşünürlerinin “derebeylik nizamı yıkılmakla her şeyin düzeleceği, teessüs etmekte olan burjuva nizamı içinde bütün insanlara şâmil bir müsevatın, adaletin, hürriyetin doğacağı” konusunda hayallerine değinen Sabiha Sertel, daha sonra S. Simon, Fourier, Owen gibi hayalci sosyalistlerden söz etmekte, ilklerden farklı olarak, bu sonuncuların eşitlik istemlerinin sadece siyasal eşitlik alanınıda kalmayıp bireyin toplumsal yaşama koşullarını da kapsadığını belirtmektedir. Fikret’in yaratıcılığında sadece onsekizinci yüzyıl burjuva düşünürlerinin değil, “bir Saint Simon, Fourier ve Ow... Devamı

14 01 2006

ECEVİT'İN ŞAİRLİĞİ TARTIŞILIYOR

Cumhuriyet Kitap, 04.08.2005 Mustafa Şerif Onaran Dergilerden"Ecevit neden şair değildir?"Siyaset sahnesinden çekilmeyi içine sindiremeyen Ecevit'in, zaman zaman kendini anımsatmak ister gibi şaşırtıcı çıkışlar yapması artık yadırganmıyor. Çünkü bu yanlış davranışı ilk değildir."Sözün Büyüsü" izlencesi TRT 2'de üç yıl sürdü. Bu izlenceyi yürütenler Erendiz Atasü, Talat Sait Halman, Mustafa Şerif Onaran'dı. İçimizde en deneyimli olan, önünü iyi gören Talat Sait Halman; "Bir masa başı izlencesi için üç yıl yeterli bir süredir. Çekilmemiz iyi olur" demeseydi de, bu izlenceyi sona erdireceklerdi.Namık Kemal'in,"Çekildik izzet ü ikbal ile bâb-ı hükümetten" dediği gibi, işi tadın da bırakarak ayrılmak, kendimize saygı duymamıza yarayacaktı.Yapmak istediğimiz kimi izlenceleri yapamadık. Ayrıntılara girmek gerekmez. Ama yapamadığımız izlencelerden biri var ki, sorumlusu ben oldum.Talat Sait Halman demişti ki:"Bir izlencemize de Bülent Ecevit'i çağırsak, şiir üzerine, kültür siyaseti üzerine konuşsak uygun olmaz mı?"Erendiz Atasü de bu öneriyi olumlu karşıladı.Bense geçmişteki bir olayı anımsayarak,"Bilmem ki benim bulunduğum bir izlenceye katılmayı uygun bulur mu?" dedim.Nitekim Bülent Ecevit, Talat Sait Halman'a; "Mustafa Şerif'in bulunduğu bir izlenceye katılmam" diye yanıt vermiş.Bu katı tutumun nedenlerini anlatmam gerekiyor?OZAN KİMLİĞİOlayın geçtiği 1996 yılında Edebiyatçılar Derneği'nin genel başkanı olarak sorumluluk almıştım. Derneğimizin 2. Başkanı Ali Cengizkan'la genel sekreteri Şükrü Erbaş çağdaş edebiyatımızın iki önemli ozanı; "Bülent Ecevit Neden Şair Değildir?" diye bir bildiri hazırlamıştı. Bu bildiriyi gözden geçirdik. Kimi yerlerine eklentiler yaptık.Hapishanelerdeki ölüm oruçlarının 12'ye yükseldiği, yöneticilerin duyarsız davrandığı çalkantılı bir toplum içindeydik. Madımak Oteli sanıklarını savunan Şevket Kazan'ın Adalet Bakanı olduğu bir siyaset ortamındaydık.Siyaset anlayışı ile ozan kimliği ar... Devamı

13 01 2006

Aydınlanmanın şairi Tevfik Fikret ve Halûk Gerçeği/ Hasan Haluk

Orhan Karaveli'nin kitabı beşinci baskıya ulaştı Aydınlanmanın şairi Tevfik Fikret ve Halûk Gerçeği Orhan Karaveli yeniden sadeleştirilen şiirleriyle ölümünün doksanıncı yılında Tevfik Fikret ve Halûk gerçeğini genç kuşaklara nesnel bir yaklaşımla, belgelere dayalı olarak aktarmaktadır. Kitapta yer alan fotoğraflar, Tevfik Fikret'in soyağacı, gazetelerden kesitler, kitaba ilgi gösterenlerin listesi ve kaynakça nesnel yaklaşımın bir örneğidir. Şiirlerin sadeleştirilmesiyle Karaveli, Tevfik Fikret'in kolaylıkla anlaşılmasına ve daha çok okunmasına neden olmaktadır. Dr. Hasan Haluk ERDEM ''(...) Ben inkılâp ruhunu Fikret'ten aldım!''Mustafa Kemal AtatürkKişiler ve Köşeler, Bir Ankara Ailesinin Öyküsü, 46-99 şiirler, Görgü Tanığı, Tanıdığım Nâzım Hikmet ve Sakallı Celâl kitaplarından sonra 90. Ölüm Yıldönümünde Tevfik Fikret ve Halûk Gerçeği başlıklı belgesel nitelikli kitabıyla Orhan Karaveli yeniden okurlarıyla buluştu. İlhan Selçuk'un önsözünü, Orhan Karaveli'nin sunuş yazısını içine alan 306 sayfalık kitap yedi bölüm ve bugünün diliyle Tevfik Fikret şiirlerinden seçmelerden oluşmaktadır. Kitabın sonunda Karaveli oldukça geniş bir kaynakçaya yer vermektedir. Hasan Âli Yücel, Kemalettin Şükrü, Sabiha Sertel, Atilla Özkırımlı, Prof. Dr. Mehmet Fuat Köprülü, Prof. Dr. Mehmet Kaplan kaynakçada yer alan bazı isimlerdir. Tanıttığım bu kitap Eylül 2005 tarihli 4. baskısıdır. ATATÜRK'E IŞIK TUTAN ŞAİR İlhan Selçuk kitabın önsözünde ''Tevfik Fikret çoğu dizesinde geleceğin şairi gibi konuşmuştur; bunun nedeni Avrupa'daki Aydınlanma Devriminin yarattığı değer yargılarına âşinalığıdır; laik insanlığın hakça düzenine özlemiyle Fikret'in şiirlerindeki felsefe bugün de geçerlidir'' der. Fikret'in şiirlerindeki ana felsefi konular Aydınlanma düşüncesinin merkezi olan insanın özgürlüğü, kardeşliği ve eşitliğidir. Aydınlanmanın felsefi temellerini ileri süren 18. yüzyıl Aydınlanma filozofu Im... Devamı

12 01 2006

Nail Güreli'nin Milliyet'teki Köşesinden Çarşamba Dörtlü

Bir de Sunay Akın'ın "Kırdığımız Oyuncaklar" kitabını (Çınar Yayınları) okumalısınız. Keşke bizim kavgacı siyasiler de gitse, keşke onlar da okusa.Bir şiirHaftayı elbet Sunay Akın ile noktalıyoruz, kısacık "Bulut" şiiriyle:"Kestik artık umudu / yağmurdan / yürek biçimini / alsa da gökyüzündeki / küçük bulut." 04 Ocak 2006   Bir şiirDizelerimiz, toplumsal sorumluluğu önde tutan sanatçı Emre Altuğ'un, getirisini "Baba Beni Okula Gönder" seferberliğine bağışladığı son albümündeki sözü ve müziği kendinin olan şarkısından: Unutmayın! Çektiğimiz çileleri unutuyoruz, hafızamız zayıf diye boyun bükmeyin artık. Toplumsal belleğimiz yok diye suçu başkalarında aramanın kolaylığını bırakın artık."Gün geceye varınca / Kalp gülleri yakınca gel haneme usulca / Dur karşıma boyunca / Bir fırtına anında yar ellerim saçında / Ter boşanır başımda her cilveli nazında" 07 Aralık 2005   Bir şiir Dizelerimiz sanal dünyadan K. Ç. imzasıyla geliyor:"Sevdalı bulut sestir yankılanır / Nerdesin? / Senin özlemin var ya / Her yanımı sarmış / İşte ordayım / Ya sen? / Bendesin"30 Kasım 2005   Bir şiirMuş'ta bir güzelliği daha paylaştık. Engelliler Derneği'nin düzenlediği etkinlikte engelli amatör sanatçılardan oluşan koronun söylediği bir parçadan dizelerle noktalayalım haftayı:"Divane âşık gibi dolaşırım yollarda / Kız senin sebebine kaldım İstanbul'larda / Al şalım yeşil şalım da dünyayı dolaşalım / Sen yağmur ol, ben bulut / Maçka'da buluşalım." 23 Kasım 2005   Bir şiirDizelerimiz Berfin Bahar'ın kasım sayısında Derya Aslan'ın "Sen" şiirinden:"Yüreğim yol alır uzaklara ve sevdaya / Sen hasret duyduğum memleketim olursun / Turna olurum hazanda bahara yol alan / Sen bitmeyen ummanlarda baharım olursun"16 Kasım 2005   Bir şiirDizelerimiz Ali Püsküllüoğlu'nun 12. şiir kitabı olan "zamansız"dan(Özgür Yayınları, 2005):"İnsan ölünce sonsuzluk olur / Biliyorsun, sonsuzluk güzeldir, ne yana baksan öyle / Öncesizlik de güzeldir sonsuz... Devamı