AlsahBlog Reklamları

AlsahBlog Reklâmları

AlsahBlog Reklamları 03

Kubilay Olayı ( 23 Aralık 1930) ve Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

KUBİLAY OLAYI (23 ARALIK 1930)

"Büyük Ordunun Kahraman ve Genç Zabiti ve Cumhuriyet'in Mefkureci Muaallim Heyetinin Kıymetli Uzvu Kubilay Bey'in Temiz Kanı Cumhuriyet'in Hayatiyetini Tazelemiş ve Kuvvetlendirmiş Olacaktır." M. Kemal ATATÜRK

                                                          KUBİLAY DESTANI


Kubilay ve iki bekçinin anısına:

23 Aralık 1930'dur
Gece yeşilimsi,
Dağlar ak
Bir altın çizgi gibi yerle gök
Gün doğdu doğacak
Don yoktur ama donmuştur sanki
Sarı yapraklarla kış kocaman bir yüz
Tarla çizgileri ile bir kilim işte
Menemen ovası dümdüz
Yalancı Mehdi Derviş Mehmet
Yürümüş Manisa'dan bir sarı su gibi
Beş on adamıyla Menemen'e varmak üzere
Yılan uykusu gibi
Düştü Kubilay'ın başsız gövdesi
Bir çınar dalı gibi yere
Sarktı yakasından anasından gelmiş
Mavi çiçek mor çiçek bir çevre
Düştü Kubilay'ın başsız gövdesi
Bir söğüt dalı gibi yere
Aydınlık aydınlığa yaklaşır iken
Sonsuzluğa ere ere
Düştü Kubilay'ın başsız gövdesi
Bir zeytin dalı gibi yere
Düştü cebinden bir kitap,
Açıldı göklere…

Fazıl Hüsnü Dağlarca

 

MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY (1906-1930)

Cumhuriyet tarihine "Menemen Olayı" veya "Kubilay Olayı" olarak geçen, gerici ayaklanmasında şehit edilen Kubilay, 1906 yılında Adana Kozan'da dünyaya geldi. Kubilay'ın asıl adı Mustafa Fehmi'dir. Kubilay soyadını ise İzmir Erkek Öğretmen Okulunda öğrenci iken aldı. Ailesi 1902 yılında Girit'ten İzmir'e göç etmiştir. Daha sonraları geçim zorlukları ve savaş yılları nedeniyle önce Adana-Kozan, daha sonraları Antalya'ya göç ettiler. En son olarak da tekrar İzmir'e gelip yerleşmişlerdir. Mustafa Fehmi Kubilay, İlköğrenimini 1913-1919 yılları arasında Aydın'da tamamladı. 1926 yılında Bursa Öğretmen Okulunu bitirdi ve aynı yıl Aydın'da öğretmen olarak göreve başladı. Daha sonra Menemen'e gelerek, o zamanki adıyla Zafer İlkokulu olan şimdiki Kubilay İlköğretim Okulu'nda da görev yaptı. Menemen 43.Piyade Alayı'nda Yedek subay olarak askerliğini yaptığı sırada Menemen'de çıkan ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi (1930). İsyancılar tarafından Menemen'de başı kesilerek öldürüldü. Anısına Menemen'de bir anıt yapıldı.

Mustafa Fehmi Kubilay'ın şehit edilmesinden sonra 2 Ocak 1931 tarihinden itibaren Menemen Zafer İlkokulu'nun adı Kubilay İlkokulu olarak değiştirildi. Bursa Öğretmen Okulu'na da bir büstü kondu. Her yıl Mustafa Fehmi KUBİLAY'ın ve O'nunla birlikte şehit olanların anısına 23 Aralık günü Menemen'de Kubilay Anıtında tören düzenlenmektedir.

 

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün "Kubilay Olayı" ile ilgili orduya taziye mesajı

 

Menemen'de ahiren vukua gelen irtica teşebbüsü esnasında Zabit Vekili Kublay Beyin vazife ifa ederken duçar olduğu akıbetten Cumhuriyet ordusunu taziyet ederim. Kublay Beyin şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen'deki ahaliden bazılarının alkışla tavripkâr bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hâdisedir. Vatanı müdafaa için yetiştirilen; dahilî her politika ve ihtilâfın haricinde ve fevkinde muhterem bir vaziyette bulunan Türk zabitinin mürteciler karşısındaki yüksek vazifesi vatandaşlar tarafından yalnız hürmetle karşılandığına şüphe yoktur.

Menemen'de ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir. İstilânın acılığını tatmış bir muhitte genç ve kahraman Zabit Vekilinin uğradığı tecavüzü milletin bizzat cumhuriyete karşı bir suikast telâkki ettiği ve mütecasirlerle, müşevvikleri, ona göre takip edeceği muhakkaktır. Hepimizin dikkatimiz bu mes'eledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkile yerine getirmeğe matuftur.

Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kublay Bey, temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.

Reisicumhur
Gazi Mustafa Kemal

Kaynak :
Belgenet 

 

KUBİLAY (MENEMEN) OLAYI (23 Aralık 1930)

Derviş Mehmet isminde bir yobaz ve altı silahlı arkadaşı 23 Aralık 1930 günü Menemen'e gelmişler ve camiye girerek üzerinde dini ibareler yazılı bir bayrakla, camide bulunanları ve merakla cami önüne toplananları, kendileriyle birlik olmaya davet etmişlerdir. Derviş Mehmet halka hitap ederek; "Ey Müslümanlar, ne duruyorsunuz; Halife Abdülmecit hududa geldi, Sancak-ı Şerif çıktı, gelin altında toplanalım, şeriat isteyelim" diye bağırmıştır.

 

 Gösteriler ve tekbirlerle dini ibareler bulunan bayrağı Hükümet Konağı önündeki meydana dikmişlerdir. Toplanan halkı dağıtıp bu yobazları yakalamaya mesleği öğretmen olan Yedek Asteğmen Kubilay Bey'in askeri müfrezesi görevlendirilmiştir. Kubilay Bey, şakilere nasihatta bulunarak; yaptıklarının hatalı, sakıncalı ve kötü bir şey olduğunu belirterek vazgeçmelerini ve dağılmalarını söylemiştir. Şakiler buna mavzer kurşunu ile cevap vermişlerdir. Kubilay Bey kendisini korumak için tabancasını çekmiş ise de, bir kurşunla yaralanarak yere düşmüş ve gözleri dönmüş canilerden biri, yaralı Kubilay Bey'in üstüne atılarak boğazından kesip başını gövdesinden ayırmıştır. Bu arada Hasan adlı fedakar bir mahalle bekçisini de şehit etmişlerdir.

Olay yerine yetişen askeri birlik ve jandarmalar şakilerin teslim olmalarını istemiştir. Bu isteği reddeden yobazlar ateşle karşılık vermişlerdir. Çatışma sonucu Derviş Mehmet ve iki arkadaşı vurularak, ikisi de yaralı ele geçirilmiştir. Diğer ikisi de iki gün sonra yakalanmıştır. Araştırma sonucu; olayın bölgesel bir nitelik taşımadığı, organize bir şebekenin düzenlediği, Cumhuriyet'i yıkmak amacını güden irticai ve siyasi bir hareket olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Hükümet, Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir illerinde bir ay süre ile sıkıyönetim ilan etmiştir. Yakalananlar muhakemeleri sonunda ağır cezalara çarptırılmışlardır.

Olaydan hemen sonra Atatürk, Cumhurbaşkanı ve Başkomutan olarak Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi (Çakmak) Paşa'ya 28 Aralık 1930 günü bir taziye telgrafı göndererek, Cumhuriyet'e karşı suikast tertipleyen mütecavizleri lanetlemiş ve Kubilay Bey'i görevini yapan şehit olarak takdirle anmıştır. Atatürk; "Hepimizin, dikkatimiz, bu meseledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkıyla yerine getirmeye matuftur. Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkureci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kubilay Bey, temiz kanı ile Cumhuriyet'in hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır." demiştir.

Kaynak :
http://www.ataturk.net

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !