01 03 2012

ÇİLE / A. Kadir (1917-1985)

 

Baki Yiğit 8 Şubat 13:17
MACERA / Ahmet Erhan (d. 8 Şubat 1958)

Hayat, seni çok seviyorum
Yattığım zemin, kalktığım zaman belli olmasa da
Hayat, seni çok seviyorum
Adım nice ölümlere uyak kılınsa da

Tünel karanlık, tren yorgun, raylar eski
Gönlümde sonsuz bir kaçma isteği
Durup durup ölümden konuşuyorsun
Kapı önlerinde oğlunu bekleyen bir ana gibi

Hayat, seni çok seviyorum
Kaybolsun zaman, bedenim uğrun uğrun gitsin

Bütün sevgilerim karşılıksız çıksın!

__________________________________2000

(Ahmet Erhan, Resimli ‘Ahmetler’ Tarihi,
Bilgi Yayınevi, Ankara, Birinci Basım: Şubat 2001 s. 21)

Ahmet Erhan, Buz Üstünde Yürür Gibi - Seçme Şiirler -,
Everest Yay., İstanbul, 1. Basım: Haziran 2006, s. 308)

 

 

20. Yüzyıl'ın büyük şair, oyun yazarı, tiyatro...
Baki Yiğit 11 Şubat 00:04
20. Yüzyıl'ın büyük şair, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve kuramcısı Bertolt Brecht'i doğumunun 114. yıldönümünde bir şiiriyle anıyorum:

BÜTÜN İŞLERDEN / Bertolt Brecht (10 Şubat 1898 - 14 Ağustos 1956)
Çeviri: A. Kadir - Gülen Fındıklı

İnsanların bütün işlerinden
en sevdiklerim, kullanılanlar.
Girintili çıkıntılı, kenarları düzgün bakır kaplar,
tahta sapları ellerle eskitilmiş bıçaklar ve çatallar:
Bunlar bana en soylu biçimler gibi gelirler.
Bir de eski evlerin çevresindeki
eskimiş, yassı
kaldırım taşları,
birçok ayakla çiğnenmişler,
otlar bitmiş aralarında:
Bunlar mutlu işler.

Birçok insanın hizmetine girmişler,
biçimleri gelişmiş el değiştire değiştire,
sık sık beğenilmekten değerlenmişler.
Elleri kopmuş kırık heykel parçaları bile
çok sevimli gelir bana.
Bence bir vakitler canlıydılar onlar da.
Elden düşürülmüşlerdi, demek taşınmıştılar,
yıkılmışlardı, demek dimdik ayaktaydılar.
Yarı harap yapılar, sanki bir kez daha
inceden inceden tasarlanmışlar,
bitirilmeyi bekleyen yapılar gibiler,
ince hatları kestirilebilir şimdiden,
ama gene de bizim anlayışımıza ihtiyaçları var.
Gene de onlar hizmet ettiler, üstün geldiler.
İşte bütün bunlar beni mutlu eder.


(Bertolt Brecht, Makinalarıın Türküsü,
Çevirenler: A. Kadir - Gülen Fındıklı,
Sanat Emeği Yay., Birinci Baskı: Mart 1979, s. 93-94)

Bu çevirinin sondan dokuzuncu dizesindeki "taşınmıştılar" sözcüğü, "taşınmışlardı" olmalıydı...
 
Şair ve yazar Sylvia Plath'i ölümünün 49....
Baki Yiğit 11 Şubat 17:01
Şair ve yazar Sylvia Plath'i ölümünün 49. yıldönümünde son şiirlerinden biriyle anıyorum.

ÇORAK KADIN / Sylvia Plath (27 Ekim 1932 - 11 Şubat 1963)
Türkçesi: Yusuf Eradam

Bomboşum, bir tek ayaksesi yankılanır içimde
Sütunlarıyla, revaklarıyla, kubbeli odalarıyla heybetli, ama heykelsiz bir müze.
Bir fıskıye fışkırır avlumda, sonra gömülür gerisin geri kendine,
Rahibe-gönüllü ve dünyaya kör. Koku niyetine
Sararmış benizlerini salar dışarı mermer zambaklar.

Yüce bir soydan geldiğimi düşlerim,
Beyaz bir Nike’nin ve birkaç kel gözlü Apollonun anası.
Tersine, ölüler yakar canımı ilgileriyle, bir şey olacağı da yok üstelik.
Ay bir elini alnıma koyar,
Bir hemşire gibi ifadesiz ve suskundur suratı.


21 Şubat 1962

(Sylvia Plath, Ariel,
Türkçesi: Yusuf Eradam,
İmge Kitabevi Yay., Ankara, 1. Baskı: Mart 1996 s. 15)
 
Baki Yiğit 17 Şubat 13:52
DESTANSI ÖYKÜ / Yorgo Seferis (1900-1971)
Türkçesi: Melih Cevdet Anday

IX

Liman yaşlıdır, artık bekleyemem
Çamlı adalar için çekip giden arkadaşları
Çınarlı adalar için çekip giden arkadaşları
Açık deniz için çekip giden arkadaşları.
Okşarım paslı gemileri, kürekleri okşarım
Ki bedenim canlansın ve güçlensin.
Yelkenler tuz kokusu verir yalnız
Öteki fırtınadan.

Yalnız kalmak isteseydim, sessizlik
Olurdu aradığım, yoksul ufukta
Bu çizgilerin, bu renklerin, bu suskunluğun
Ruhumu parça parça edeceği umudu değil.

Gecenin yıldızları yeniden getirdi bana
Ölümü bekleyen Odysseus’un güvenini, çiriş otları arasında.
Burda çiriş otları arasında demirlediğimiz zaman
Adonis’in yaralandığını bilen boğazı bulalım istedik.

 

 

ÇİLE / A. Kadir (1917-1985)

Bizim hiçbir hürriyetimiz yok,
hiçbir hürriyetimiz,
ne çalışmak, ne konuşmak, ne sevişmek.
Sen orda bağrına bas dur en büyük çileyi,
ben burda en büyük çileyi doldurayım,
ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç, sana muhtaç.
Sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur,
ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım.

-

SUFFERING by A. Kadir
Translated by Baki Yiğit

We don't have any freedom,
any freedom,
neither to work, nor to speak, nor to make love.
As you bear the biggest suffering without complaining there,
I undergo a period of the biggest suffering here,
needing bread, needing freedom, needing you.
As you stand like an apricot plucked off its branch there,
I stand like a branch with no apricot here.

 

 

Baki Yiğit

 

Bu şarkı dünyanın yaklaşık kırk yıl önceki durumunu dile getiriyor kısaca. Peki, dünya bugün ne durumda?...

SEMPATİ
Çeviren: B. Yiğit

Şimdi bu gece yatağına gittiğin zaman,
Ve kapıyı kilitleyip sürgülediğin zaman sadece düşün
Dışardaki soğuk ve karanlıkta olanları,
çünkü yeterince sevgi yok yayılacak.

Ve sempati ihtiyacımız olan şeydir, arkadaşım,
ve sempati ihtiyacımız olandır.
Ve sempati ihtiyacımız olan şeydir, arkadaşım,
çünkü yeterince sevgi yok yayılacak;
hayır, yeterince sevgi yok yayılacak.

Şimdi dünyanın yarısı nefret ediyor diğer yarısından.
Ve dünyanın yarısı bütün yiyeceklere sahip.
Ve dünyanın yarısı yerde yatıyor ve bağırıyor: Açlıktan ölüyoruz,
çünkü yeterince sevgi yok yayılacak.

*

SYMPATHY

Now when you climp into your bed tonight.
And when you lock and bolt the door.
Just think of those, out in the cold and dark,
'cause there's not enough love to go 'round.

And sympathy is what we need my friend,
and sympathy is what we need.
And sympathy is what we need my friend,
'cause there's not enough love to go 'round,
no there's not enough love to go 'round.

Now half the world hates the other half.
And half the world has all the food.
And half the world lies down and cries: we starve,
'cause there's not enough love to go 'round.

http://www.youtube.com/watch?v=9vN6-1Zeg2w&feature=related

SYMPATHY -RARE BIRD (Whith Lyrics)1969
www.youtube.com
Πρώτη εκτέλεση: RARE BIRD Now when you climp,into your bed tonight. And when you lock and bolt the

 

Baki Yiğit 20 Şubat 15:00
GEREKSİNİMİN YENİLGİSİ / Furuğ Ferruhzad (İran, 1935-1967)
Çeviri: Hidmet-Haşim Hosrovşahi

Bir ateşti ve söndü
bir bağdı ve koptu
yürek senin bağlarından kurtulunca
üzüncün tılsımlı camı kırıldı.

Asılayım diye sana geldim
oysa gördüm yapraksız bir dalsın
umudumun gözünde sen
ölümün gülümsemesi

Ah ne denli tatlıdır
mezarının başında senin, ey gereksinimli aşk
dans etmek

Ah ne denli tatlıdır
ey yakın ölümcül öpüş,
senden vazgeçmek

Ah ne denli tatlıdır
senden kopup başkasına bağlanmak
kapıyı yürek üzüncüne bağlamak
cennet buradadır
yemin olsun tanrıya buradadır, bulut gölgesi ve ekin kıyısı

İyisi sen düşünme
beni ve yalazlanan acımı
ben acıdan dinlenmem
ben yalazdan yanmam

(Hazırlayan: Cevat Çapan, Şiir Atlası 2,
Kavram Yay., İkinci Basım: Şubat 2000, s. 129-130)

 

 

 

Baki Yiğit 19 Şubat 10:58
- Alıntılanan metni göster -
Son buluşmanın şarkısıdır bu.
Bir süre baktım karanlık eve.
Yatak odasında mum yanıyordu
Titrek ışıkları ile.


Tsarkoye Selo, 29 Eylül 1911

(Anna Ahmatova, Son Buluşmanın Şarkısı,
Türkçesi: Kanşaubiy Miziev – Ahmet Necdet
YÖN&Edebiyat Koop Yay., İstanbul, Birinci Baskı Ocak 2009, s. 19)

 

 

 

1264
0
0
Yorum Yaz