14 02 2012

ÇELİK MAVİSİ EMEK

ÇELİK MAVİSİ EMEK

ne kadar özledik yağmuru
tanış bulutlar uzakta bizden
memleket sınırı çizmişiz gibi
ağaçlar ve yapraklar
saklar sularını yağmurun
bir diyeceği olmalı elbet
gözlere yansıyan yeşilin
çeliğin sevdiği kadar suları
suların içinden gelmiştik
özlemini duya duya ateşin
haddehanelerde
top top narı
yapıştırıp alınlarımıza
düşünmeden hiç bir şeyi çıkarımıza
provasını yaşadık cehennemin

provasını yaşarken cehennemin
çok sırat geçer içimizden
çelik sağlamı sinirlerimiz
bir namus muhabbeti sanki
tenimiz karardıkça
siner güzellikler yaşama
emek dendi mi değer
gelecek övüncü çocuklarımıza
adını sen koy aylardan haziran
cana can dişe diş direniş
surlarına yamanır gibi kentlerin
çılgın çığlıklar
yarını kuracak el
kaçıncı seferberlik
bu kez bölük pörçük değil
sayısı ağan bulutlarca
uyanıp uykularından
sağar gözlerine rengi
çelik mavisi emek

karartma göğünü
kulak ver dönen çarkına
raylar gıcır gıcır
vakit suskun sayılmaz
günün aynı sularında davet
yıldız şavkına hazır
kol kopmamış
deşilmemişse gövde
uzağımızda sayılır ihanet

çelik mavisi emek
yansır odalarımıza
yakala bir güvercini sor
muhtaç mı ekmeğe suya
hangi köşede buluşacaktık
kirpik sancısından öte
okşanacaksın basılıp bağra
kutsanacaksın ter kadar yoğun
bu işte dost düşman belli
bel bağlamadan uçurumlara
geçidi bulmalıyız mutlaka
altın eşik değil ya
alev kokulu üst baş
indirin perdelerini zamanın
bir adım kala sokağa
zincirler kopar
kaybedecek ne var ki
bu yol burdan geçer
bu yol ışığa

BEKİR KOÇAK

Tay; Temmuz- Ağustos 2011

77
0
0
Yorum Yaz