24 08 2014

2014 YILINDA TÜRKİYE’DE EDEBİYAT ÖDÜLLERİ

 

2014 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve TÜYAP’ın işbirliğiyle, beş ayrı dalda dönüşümlü olarak verilmekte olan ‘Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü bu yıl roman dalında verilecek.

Cumhuriyet Kitap Eki

14 Ağustos 2014

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve TÜYAP’ın işbirliğiyle, beş ayrı dalda dönüşümlü olarak verilmekte olan ‘Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü bu yıl roman dalında verilecek.

Ödüle, 1 Eylül 2013 – 31 Ağustos 2014 tarihleri arasında basılmış romanlar aday olabilecektir.

Hasan Ali Toptaş, Semih Gümüş, Handan İnci, Asuman Kafaoğlu Büke ve Burhan Sönmez’den oluşan Seçici Kurul’un kararıyla belirlenecek ödül, TÜYAP Kitap Fuarı’nda yapılacak bir törenle verilecektir.

Aday kitapların en geç 31 Ağustos 2014 tarihine kadar 6 nüsha olarak, yazarın kısa özgeçmişi ve adaylık başvurularını belirten dilekçe ile birlikte “Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Cumhuriyet Mah. Silahşör Cad. No: 71 Bomonti-Şişli/İstanbul adresine gönderilmesi gerekmektedir.

***   ***   ***   ***   ***   ***

‘Şiirde acemilik peşindeyim’

‘Bir Adın Yolculuktu’ kitabıyla Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü’nün sahibi Ülkü Tamer “En çekindiğim şey, Uyar’ın sözleriyle ‘korkulu ustalık” diyor.

Burak Abatay

‘Şüphesiz her işin, ilgilisi her insanı büyülendiren kişileri, kurumları ve icraatları vardır. Bu unsurlar yan yana geldiği takdirde ise heyecanlandırmaktan öte duygular ifade eder. 9. Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü'nün Ülkü Tamer'e 32 yıl aradan sonra gelen şiir kitabı 'Bir Adın Yolculuktu'ya verilmesi de bunun en güzel örneklerinden. Doğan Hızlan, Eray Canberk, Egemen Berköz, Sennur Sezer, Refik Durbaş, Leyla Şahin ve Enver Ercan’dan oluşan seçici kurul, ödül gerekçesini ise “Batı şiiri birikimini ve halk şiirimizin köklü motiflerini kullanarak özgün bir şiir geleneği oluşturduğu, sözcüklere yüklediği çok anlamlılıkla şiir diline yeni bir derinlik kazandırdığı için” ifadeleriyle açıkladı. Bunca yıl sonra gelen kitapla şiir üretkenliğini itinayla devam ettirdiğini ifade eden  Ülkü Tamer'le son kitabı ve ödülü üzerine konuştuk. "

»Melih Cevdet Anday sizin için ne ifade ediyor?
Anday, Türk edebiyatının doruklarından biridir. Sanatın, sanatçı kişiliğinin onurunu her zaman korumuş, her sözcüğünü titizlikle, özenle seçip yazmış, görmek isteyene yol göstermiş bir ustadır. Onu tanımaktan, onunla arkadaşlık etmekten hep onur duydum, mutluluk duydum.

»9. Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü 'Bir Adın Yolculuktu' adlı kitabınızla size layık görüldü. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu değerlendirmeyi yapamam. Ancak, sadece Melih Cevdet Anday’ın adını taşıyan bir ödül aldığım için sevindiğimi söyleyebilirim.

»'Bir Adın Yolculuktu' 32 yıl aradan sonra gelmiş bir kitap. Neden bu kadar bekledik?
Sürekli şiir yazan biri değilim. Şair olarak en korktuğum şeylerden biri, aynı şiiri üretmek. En çekindiğim şey, Turgut Uyar’ın sözleriyle 'korkulu ustalık'. Acemilikler peşindeyim. İki şiir arasında yıllar geçiyor belki, ama şiiri sürekli yaşıyorum.

»Geriye dönüp baktığınızda şiirinizde bir değişim seziyor musunuz?
Biraz önce söylediğim gibi, değişiyor elbette. Bambaşka bir şair olmuyorum elbet. Dünyaya bakışım değişmiyor. Ama o bakışımı dile getirişim çeşitlilik kazanıyor. Bunu yapmaya çalışırken de belki gelişiyor.

»Kitapta yine geçmişte olduğu gibi “yolculuğu” buluyoruz. Yolculuk şiiriniz için önemli bir kaynak mıdır?
Yolculuk sadece trene, uçağa, otobüse binip bir yerden bir yere gitmek değildir ki... Bizi yaşatan, değiştiren, geliştiren kendi içimizde yaptığımız yolculuklardır.

»Adınıza verilecek bir edebiyat ödülü sizi nasıl hissettirir?
İlerde benim adıma bir ödül konulursa neler hissedeceğimi hiç bilemem. Şu anda Melih Cevdet Anday’ın da, Behçet Necatigil’in de bilemeyeceği gibi. Adıma bir ödül konulmasını da pek istemem. Mutlaka konulacaksa, bir “ilk kitap”a verilmeli.

»Günümüz Türk şiirini ve dergiciliğini nasıl buluyorsunuz?
Türk şiiri yolunu sürdürüyor. Araya neler girerse girsin, teknoloji neleri götürürse götürsün, şiir yaşamını sürdürecek. Dergiler de. Edebiyatı diri tutanların dergiler olduğunu düşünüyorum. Tek yapraklı dergileri bile sevgiyle, saygıyla değerlendiriyorum.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü Ülkü Tamer’in

Şiirimizin büyük ustası Melih Cevdet Anday’ın anısına bu yıl dokuzuncusu düzenlenen “Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü”ne “Bir Adın Yolculuktu” adlı kitabıyla Ülkü Tamer değer bulundu.

Cumhuriyet/Kültür Servisi: 13 Ağustos 2014

Şiirimizin büyük ustası Melih Cevdet Anday’ın anısına bu yıl dokuzuncusu düzenlenen “Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü”ne “Bir Adın Yolculuktu” adlı kitabıyla Ülkü Tamer değer bulundu.
Türkiye Yazarlar Sendikası ve Milas Belediyesi’nin işbirliğiyle düzenlenen ödüle Ülkü Tamer, “Batı şiiri birikimini ve halk şiirimizin köklü motiflerini kullanarak özgün bir şiir geleneği oluşturduğu, sözcüklere yüklediği çok anlamlılıkla şiir diline yeni bir derinlik kazandırdığı için” gerekçesiyle değer görüldü.
Şiir ödülünün seçici kurulu Doğan Hızlan, Eray Canberk, Egemen Berköz, Sennur Sezer, Refik Durbaş, Leylâ Şahin ve Enver Ercan’dan oluşuyordu.
Şaire ödülü, 22 Ağustos’ta Milas Ören’de düzenlenecek Melih Cevdet Anday Şiir Günleri ve Kültür Şenliği’nde düzenlenecek törenle verilecek.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Kültür Bakanlığı'ndan 50 yazara destek

Kültür Bakanlığı’nın yeni yönetmelik uyarınca destek vereceği edebiyatçılar belirlendi. Destek alacaklar arasında yeni isimler kadar, daha önce kitapları yayımlanmış, tanınmış yazarlar ve şairlerin de bulunduğu söyleniyor.

Aslı Uluşahin/Cumhuriyet

06 Ağustos 2014

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca “Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik” kapsamında bu yıl ilk kez verilecek destekler için, bakanlıkça belirlenen kurulun toplandığı ve 200’den fazla başvuru arasından 50 kişiye teşvik verilmesi konusunda karara varıldığı öğrenildi.
Roman, öykü, şiir gibi edebiyat alanlarında desteklenmeye değer bulunan kişiler, bakanlığın onayının ardından, önümüzdeki günlerde açıklanacak.
Destek alacaklar arasında yeni isimler kadar, daha önce kitapları yayımlanmış, tanınmış yazarlar ve şairlerin de bulunduğu söyleniyor.

Yönetmelik Aralık 2013’te yayımlanmış ve başvurular 20 Haziran 2014’te son bulmuştu. Başvurular, bakanlık müsteşar yardımcısının başkanlığında, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu ile 5’i bakanlıkça belirlenen kişilerden oluşan kurul tarafından değerlendirildi. Hangi eserin ne kadar destekleneceğine de kurul karar verdi.

Yönetmelikte, kurulda kimlerin yer aldığı belirtilmezken, bakanlık da “kişilerin etki altında kalmaması için” üyelerin isimlerini sır gibi saklıyor.
Buna karşın, bakanlıkça belirlenen ekipte, Doğan Hızlan ve İskender Pala’nın yanı sıra Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celal ile Basın Yayın Birliği Başkanı Münir Üstün’ün yer aldığı konuşuluyor.

Öte yandan, yönetmelikte eserlere, “276 bin gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından elde edilecek miktarı geçmemek üzere” destek verileceği belirtiliyor. Bu rakam yaklaşık 21 bin TL’ye karşılık gelirken, bakanlıktan bir yetkiliden öğrendiğimize göre, bu yılki destek bütçesi 530 bin TL olacak.

Kurulca belirlenen kişiler, eserin türü ve niteliğine göre değer bulundukları destek bedelinin yarısını sözleşme yapıldıktan hemen sonra, kalanını ise eserlerini tamamladıklarında alacaklar.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Yunus Nadi Roman Ödülü sahibi: Mehmet Zaman Saçlıoğlu

Mehmet Zaman Saçlıoğlu'nun, “General Uçtu” adlı romanında oyunlu, dinamik bir anlatımla ve 1970'lere geri dönüşlerle vücut buluyor.

Gamze Akdemir / Cumhuriyet Kitap Eki

23 Haziran 2014

'General her iki oyunun da kurbanı'

Yüz binlerce insanın acı çekmesine neden olan, vicdanları ve adalet duygularını yaralayan, kişisel dünyalara tecavüz eden, karanlığa uygun adım yürünen 12 Eylül darbesinin örseleri ve bunu en derinden yaşayan bir aile. Oğulları asılan, Köy Enstitülü, idealist iki öğretmen Harun ve Münevver. Oğlunu asan generalden intikam alma yolunda, kişisel adalet arayışının peşinde sürüklenen bir baba. Sevgi, adalet, intikam ve vicdanın zorlu sınavı. Mehmet Zaman Saçlıoğlu'nun, “General Uçtu” adlı romanında oyunlu, dinamik bir anlatımla ve 1970'lere geri dönüşlerle vücut buluyor. Saçlıoğlu'yla bu yılki Yunus Nadi Roman Ödülü'ne değer görülen “General Uçtu”yu konuştuk.

- General Uçtu’yu bir darbe romanı olarak değerlendirebilir miyiz? Yoksa daha çok “insan”ın ele alındığı bir roman mı saymalıyız?
- General Uçtu’yu, darbe nedeniyle büyük yaralar almış bir aile üzerinden sevgi, adalet, intikam ve vicdan gibi kavramları konu edinen bir roman olarak değerlendirebiliriz. Ayrıca, yan konular diyebileceğimiz, ülkemizin nereden nereye geldiğine, inançlara, zamanın insanları nasıl değiştirdiğine, 1970’lerin gençliğinin düşünce ve duygularına da kısa dokunuşlarla değiniliyor. Kitaptaki darbe (12 Eylül) yüzbinlerce insanın acı çekmesine neden olan, vicdanları ve adalet duygularını yaralayan, kişisel dünyalara tecavüz eden bir darbeydi. Getirdiği hukuk, kurumlarıyla, anlayışıyla şu anda bile geçerli. Şöyle geri çekilip baktığımızda insan hakları ve evrensel hukuk anlayışı açısından ne kadar geride olduğumuzu görmek hiç güç değil. Kitap bunlardan doğrudan söz etmese de yansımalarının bir aileyle ilişkisinden söz ediyor.

- Romanın kahramanı Harun Karakoç’un, oğlunu asan darbenin generaliyle hesaplaşmasını adalet ve hukuk kavramları açısından nasıl ele alabiliriz?
- İnsanların birbiriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen hukuk sistemi, çağın adalet anlayışına ve doğal hukuka uygun olmayan biçimde düzenlenmiş, vicdana ve adalete uygun olmayan sonuçlar doğuruyorsa insanlar doğru olduğuna inandığı kişisel adalet arayışına girebilir. Adaletin ayrıca gecikilmeden sağlanması gerekir. Gecikmiş adalet adaletsizliktir sözünü hepimiz biliriz. Ülkemizin yakın geçmişinde bile çek senet mafyasının böyle bir nedenle doğduğunu anımsayalım. Karşılıksız çıkan çeklerin alacaklıları, adaletin yavaş ve kimi zaman da yanlış işlemesi yüzünden kendi adaletlerini mafya ile aradılar ve başka adaletsizlikler, hukuksuzluklar oluştu. Benzer olarak darbenin yanlış işleyen hukuk sistemi, cezası idam olmaması gereken Murat’ı idam etmiştir, babası Harun Beyin adalet duygusunu yaralamıştır. Harun Bey adaleti arar. Kişisel adalet arayışları aslında hukuka aykırı bir iş. Bir hukuksuzluğun başka bir hukuksuzlukla çözümlenmesi de mümkün değil. Ayrıca, insan kendisinin içinde olduğu bir olayda gerçek anlamda adil olamaz çünkü nesnel değil. Bu nedenle adaleti bağımsız mahkemeler dağıtır. Harun Karakoç da belki binlerce insanın istediği adaleti kişisel olarak sağlamaya çalışmanın cezasını romanda başka bir kişisel vicdan acısıyla çekmek durumunda. Tabii yalnızca o değil, ailesi de.

“İNSANIMIZ DEĞİŞTİ”

- Köy Enstitüleri ve Harun Karakoç'un karakteri, romanın ve hayatın gerçekliği içinde nasıl tanımlanabilir?
- Harun Bey, Cumhuriyetin ikinci kuşağından bir insan. Kurtuluş savaşı sonrasında henüz Atatürk hayattayken doğan, vatan için ölünür anlayışıyla yaşayan ve çalışan kuşaktan Köy Enstitülü bir öğretmen.
Onlar ülkeyi sefaletten ve cehaletten kurtarmak için daha çocuk yaşta çok çalışmaya, azla kanaat etmeye, güzel gelecekler için kendi kuşaklarını feda etmeye eğitilip inanıyor. Şu anda toplumumuzda gençler arasında örneklerini pek de göremediğimiz bir kuşak bu. Onlardan birçok kişi tanıdım. Romanı okuyan dostlarımdan birkaçı Harun Beyi, karısını ve çocuklarını fazla idealleştirilmiş buldu. Bu dostlarım, o dönem insanlarının böyle olduğunu, son yılların sahte ilişkilerinin insanımızı değiştirdiğini unutmuş. O yılların aşkları da görev duygusu da sorumluluk bilinci de böyleydi, farklıydı. Köy Enstitüleri, Anadolu aydınlanmasını ve çok kısa zamanda çağdaş uygarlığa kavuşmamızı sağlayacaktı. Yazık ki yok edildi. Harun Beyin Köy Enstitülü olması, romanda daha inançlı ve güçlü bir karakter çizilmesi açısından önemliydi. Ayrıca kitabı okuyan gençlerin köy enstitüleri hakkında biraz bilgilenmesini ve meraklanmasını da istedim.

- Romanda Harun Beye kurulan oyunun kurgu ve edebi bağlamda nasıl bir işlevi var?
- Harun Beyin mutlu olması için kurulan oyunun planlanması sırasında tiyatrocular arasında geçen diyaloglar, okuyucunun da geçmişe ve Harun Beyin intikam girişimine ilişkin o sayfalara kadar ki metinden farklı bir okumaya girmesini öneren ipuçları veriyor. Gerçek, sahtelik ve oyun üzerine yapılan bu konuşmalar, aynı zamanda metnin çözümlenmesi bağlamında da ele alınabilir. Ey okuyucu, bu sayfalardan sonra bir oyunla karşılaşacaksın, bunu bir masal gibi oku ve gerçeklik duygunu buna göre ayarla. Bu oyun sana fantastik bir kurgu içinde başka bir gerçeklik sunacak diyerek okuyucunun algılamasında bir değişim yaratmak istiyor. Fakat kurulan oyun, daha sonra, hayatın rastlantıları ya da yazgı dediğimiz bir başka güç tarafından ele geçiriliyor ve oyun avcı olacakken av oluyor. Av olan Harun Bey de avcıya dönüşüyor. General ise her iki oyunun da kurbanı...

“ÜÇ GERÇEKLİK AYRI AYRI SESLENİYOR”

- Romanın oyun öncesi ve sonrası olarak iki ana bölüme ayrıldığını görüyoruz. Siz, bu bölümler farklı gerçeklikleri de taşıyor diyorsunuz, bunu kitabın sonundaki zamansal dizinle de bağdaştırabilir miyiz?
- Evet, haklısınız. Demin değindiğim gibi oyundan önceki bölümler ile oyundan sonraki bölümlerin gerçeklik anlayışları farklı. Oyundan sonrasının tamamen kurgu olduğunu ama oyundan önceki bölümlerin yaşanmış olaylar olabileceğini düşünebiliyoruz metinlerden. Kitabın sonundaki zamansal dizin de bir ölçüde bu göstergeye hizmet ediyor. Zamansal dizin üç ayrı gerçekliği sıralıyor. Hayatın gerçekliği (normal harf karakteriyle dizili), romanın gerçekliği (kalın karakterle dizili) ve yazarın kendi hayatının gerçekliği (italik olarak dizili). Böylelikle örneğin, 1 Mayıs 1977 mitinginde gerçekten otuz dört kişinin öldüğünü, yazarın mitinge katılan beş yüz bin kişiden biri olduğunu ama yara almadığını, roman karakterlerinden Murat’ın da ayağının kırıldığını okuyoruz. Üç gerçeklik ayrı ayrı bize sesleniyor. Bu dizin, okuyucuda her romanı oluşturan hayat, kurgu ve yazar ilişkisi konusunda bir farkındalık da yaratmaya yönelik.

- General Uçtu'yla bu yılki Yunus Nadi Roman Ödülü'nün sahibi oldunuz. Duygularınızı paylaşır mısınız?
- Bundan yirmi iki yıl önce ilk öykü dosyamla Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü rahmetli Vüsat O Bener'le paylaşmıştım. Şimdi de ilk romanım bu önemli ödüle değer görüldü. Cumhuriyet gazetesi ve Yunus Nadi bağımsızlık savaşımızda ilklerin örneği. Bu ödül de benim için ilkleri temsil ediyor demek ki. Çok mutluyum, onurlandım.

gamzeakdemir@cumhuriyet.com.tr

General Uçtu/ Mehmet Zaman Saçlıoğlu/ Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları/  258 s. 

2014 yılı Metin Altıok Şiir Ödülü sahibini buldu: Gülten Akın

Türk şiirinin incelikli şairi Gülten Akın, son yapıtı "Beni Sorarsan"da; şiirinin sahiciliğini, samimiyetini dingin sesiyle sürdürüyor.

Cumhuriyet Kitap Eki

05 Haziran 2014

 

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

2014 Yılı Metin Altıok Şiir Ödülü usta şair Gülten Akın’ın oldu.

Türk şiirinin incelikli şairi Gülten Akın, son yapıtı "Beni Sorarsan"da; şiirinin sahiciliğini, samimiyetini dingin sesiyle sürdürüyor.

Geçtiğimiz yıldan beri Kırmızı Kedi Yayınevi’nin Metin Altıok’un ailesiyle birlikte düzenlediği Metin Altıok Şiir Ödülü; şiiri hayatın 'anlam'larından biri kılan tutumuyla, her türlü yalnızlığımızdan yeni bir dil kurabilme yeteneğiyle ve Türkçe'nin büyük şiir geleneğini daha da büyüten şiirinin derinliğiyle Gülten Akın'ın "Beni Sorarsan" kitabına verildi.

Doğan Hızlan başkanlığında Hilmi Yavuz, Güven Turan, Talat Sait Halman, Ali Cengizkan, Haydar Ergülen ve Eray Canberk’ten oluşan seçici kurul kararını oybirliğiyle almıştır.

Ödül Töreni 13 Haziran Cuma günü, saat 19.30’da, Beşiktaş Fulya’da,

Fulya Sanat Merkezi’nde yapılacaktır.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Atiq Rahimi'ye NDS Edebiyat Ödülü verildi

NDS 2014 Edebiyat Ödülü önceki akşam Fransız Sarayı'nda düzenlenen törenle Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu tarafından "Kahrolsun Dostoyevski" romanının yazarı Atiq Rahimi'ye sunuldu. Kitabı Fransızca'dan Türkçeye kazandıran çevirmen Ebru Erbaş'ta ödüllendirildi.

cumhuriyet.com.tr

30 Mayıs 2014

NDS 2014 Edebiyat Ödülü Fransız Sarayı'nda düzenlenen törenle Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu tarafından "Kahrolsun Dostoyevski" romanının yazarı Atiq Rahimi'ye sunuldu. Kitabı Fransızca'dan Türkçeye kazandıran çevirmen Ebru Erbaş'ta ödüllendirildi.

 

Rahimi, “yaşayalı aşağı yukarı otuz yıl oldu” dediği sürgün öyküsü ile başladığı konuşmasında; “Fransa'nın dışında verilmiş olsa da, beni vatandaşlığa kabul eden ve yaşadığım ülke olan Fransa, doğduğum ülke Afganistan ve Gilles Deleuze'ün deyimiyle “göçebebilim” ülkem olan Türkiye arasında harika bir kültür bağı oluşturacak olan Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü, benim için her türlü siyasî ve ekonomik ayrıcalığın dışında, çok büyük bir değer ifade etmektedir.” diyerek ödül sürecine emeği geçen herkese şükranlarımı ifade etti.

 

Can Yayınları tarafından basılan kitabın çevirmeni NDS mezunu olan Erbaş, yetişmesinde büyük rolü olan okulundan böyle bir ödül almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

43. Orhan Kemal Roman Armağanı sahibini buldu: Hamdi Koç

Orhan Kemal Roman Armağanı'nı katılan 44 romanın arasından sıyrılarak Çıplak ve Yalnız'la Hamdi Koç aldı.

Cumhuriyet Kitap Eki

16 Mayıs 2014

 

***   ***   ***   ***   ***   ***

Orhan Kemal Roman Armağanı’na, 44 seçkin eser katıldı.

Tahsin Yücel, İnci Aral, Turhan Günay, Feyza Hepçilingirler, M. Nuri Gültekin, Ahmet Telli ve Nazım K. Öğütçü’den oluşan Orhan Kemal Roman Armağanı Seçiciler Kurulu yaptığı toplantıda 2014 yılı 43.Orhan Kemal Roman Armağanı’nı, Doğan Kitap tarafından yayımlanan, Hamdi Koç’un “Çıplak ve Yalnız” isimli romanına verdi.

Orhan Kemal Roman Armağanı Seçiciler Kurulu, Hamdi Koç’un “Çıplak ve Yalnız” romanını, tarımsal üretim atmosferindeki insan gerçekliğinin dönüştürülebileceğini, daha iyi bir dünya için yaşanan acılardan kurtulmanın mümkün olduğunu, Orhan Kemal’in dünya görüşüne yakın bir anlatımla bir dizi bilinmezle irdeleyen ve tarihe yaptığı göndermelerle evrensel vicdanı da hatırlatan yaklaşımıyla ödüle değer gördü.

Kazanan yazara ödülü 02.06.2014 Pazartesi günü, İstanbul, Beyazıt’ta Orhan Kemal Kütüphanesi-Konferans Salonu’nda, Saat:10.30 da yapılacak olan Orhan Kemal’in 100. yaşını kutlama ve Orhan Kemal’i anma töreninde verilecek.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Sait Faik Hikâye Armağanı sahibini buldu: Mahir Ünsal Eriş

Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde ve Olduğu Kadar Güzeldik adlı öykü kitaplarıyla tanınan Mahir Ünsal Eriş bu yılki Sait Faik Hikâye Armağanı'nın sahibi oldu.

Cumhuriyet Kitap Eki

08 Mayıs 2014

Eserlerinin telif haklarını Darüşşafaka Cemiyeti'ne bağışlayan yazar Sait Faik Abasıyanık'ın anısına her yıl Darüşşafaka Cemiyeti ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları iş birliğiyle düzenlenen Sait Faik Hikâye Armağanı, 10 Mayıs Cumartesi günü saat 14:00'da Burgazada Sait Faik Müzesi'nde düzenlenecek törenle yazara takdim edilecek.

Mahir Ünsal Eriş kimdir?

1980 yılında Çanakkale'de doğan yazar, Bandırma'da büyüdü. Arkeoloji alanında tamamladığı lisans eğitiminden sonra çeşitli dillerden kitaplar, makaleler, öyküler çevirdi ve halen de devam etmekte. 2014 Sait Faik Öykü Ödülü sahibi olan yazar aynı zamanda Gençlerbirliklidir. İletişim Yayınları'ndan yayımlanmış kitapları: Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde (2012) ve Olduğu Kadar Güzeldik (2013)

Program:

12:30 Medarı Maişet Motoru ile Kabataş'tan kalkış

13:30 Kadıköy kalkış

14.15-15.00 Sait Faik Müzesi'nde Ödül Töreni

15:00 Müze gezisi

Kabataş kalkış: Turizm Tekneleri İskelesi (Bezmiâlem Valide Sultan Camii yanı)

Kadıköy kalkış: Şehir Hatları Beşiktaş İskelesi

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

2014 Haldun Taner Öykü Ödülü sahibini buldu: Berna Durmaz

Milliyet gazetesinin 27’ncisini düzenlediği ödül, Bir Fasit Daire adlı kitabıyla Berna Durmaz'a verildi.

Cumhuriyet Kitap Eki

01 Mayıs 2014

Milliyet gazetesinin 27’ncisini düzenlediği 2014 Haldun Taner Öykü Ödülü’nün bu yılki sahibi Berna Durmaz oldu. Doğan Hızlan başkanlığında Neslihan Önderoğlu yazmanlığında Demet Taner, Semih Gümüş, Ayfer Tunç, Prof. Handan İnci ve Cemil Kavukçu’dan oluşan Seçiciler Kurulu, Berna Durmaz’ın Bir Fasit Daire adlı yapıtını ödüle değer buldu.

Seçici Kurul'un ödül gerekçesi ise şu: “Öykücülüğünde giderek artan bir ivmeye sahip olan Berna Durmaz’ın öykülerindeki bütünlüklü ve özgün kurgu dünyası, karakter yaratmadaki dil becerisi nedeniyle bu yılki Haldun Taner Öykü Ödülü’nün yazarın ‘Bir Fasit Daire’ adlı kitabına verilmesi uygun görülmüştür.”

Bir Fasit Daire, Berna Durmaz’ın Tepedeki Kadın ve Bir Hal Var Sende’den sonra üçüncü öykü kitabı. Berna Durmaz, yoksul kadınlarla çocukları, emeğiyle geçinen, tüm ezilmişliğine karşın neşesini yitirmeyen halktan insanları güçlü gözlemlerle anlatıyor bu kitabında. Bir Fasit Daire'de on üç yeni öykü var. Durmaz, bir Roman mahallesinde olup bitenleri ele aldığı öykülerinde ortak karakterleri kullanıyor. Bu karakterlerin kimi özellikleri, okuru Bir Fasit Daire'nin içine kolayca alacak nitelikte...

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Duygu Asena Roman Ödülü sahibini buldu

Ödül bu yıl "Fırtına Takvimi" adlı romanıyla Jale Sancak'ın...

Cumhuriyet Kitap Eki

30 Nisan 2014

Doğan Kitap’ın Duygu Asena'nın anısına saygı duruşu olarak düzenlediği Duygu Asena “Kadının Hâlâ Adı Yok” Roman Ödülü sonuçları açıklandı.

Seçici Kurul, 29 Nisan Salı günü yaptığı toplantıda ödülün "Fırtına Takvimi" adlı romanıyla Jale Sancak’a verilmesini oybirliğiyle kabul etti.

Jale Sancak, bu ilk romanında öykü ile romanın birbirini çağrıştıran özgün birlikteliğini sergilemesi, Anadolu’daki kuşatılmış kadın kimliğini ifade etme biçimiyle ödüle layık görüldü.

Seçici kurul ayrıca "Mavi Neşe"nin özgün bir dil kuran, psikolojik derinliğiyle dikkat çeken Soğuk Ses adlı romanını da övgüye değer buldu.

Seçici Kurul şu isimlerden oluşuyor: Vuslat Doğan Sabancı (Onursal Jüri Başkanı), Doğan Hızlan, Filiz Aygündüz, Buket Aşçı, Turhan Günay, İhsan Yılmaz, Cem Erciyes ve İnci Asena.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

2014 Necatigil Şiir Ödülü sahibini buldu

Enver Ercan bu kitabında çağdaş şiirimizin ustalarını konu edindiği anı-düş şiirleriyle geçmiş şiirimize lirik bir saygı duruşunda bulunurken, ustalar aracılığıyla şiir sanatının gizleriyle de okurlarını buluşturuyor

Cumhuriyet Kitap Eki

11 Nisan 2014

13 Aralık 1979 tarihinde yitirdiğimiz şair Behçet Necatigil’in anısına 1980 yılından bu yana ailesi tarafından düzenlenen Necatigil Şiir Ödülü, 2014 yılında "Türkçenin Dudaklarısın Sen" adlı kitabı için oy birliğiyle Enver Ercan’a verilmiştir.

10 Nisan 2014 tarihinde Doğan Hızlan’ın başkanlığında toplanan seçiciler kurulunun ödüle ilişkin açıklaması şu şekilde: “Enver Ercan bu kitabında çağdaş şiirimizin ustalarını konu edindiği anı-düş şiirleriyle geçmiş şiirimize lirik bir saygı duruşunda bulunurken, ustalar aracılığıyla şiir sanatının gizleriyle de okurlarını buluşturuyor. Bu şiirler Enver Ercan’ın şiirleri olduğu kadar şiirimizin büyük ustalarından günümüz okurlarına birer selam olarak da okunabilir. ‘Türkçenin Dudaklarısın Sen’ lirik şiirimize yeni bir pencere açmasıyla da önemli bir yapıt olarak değerlendirilmiştir.”

2014 yılı Seçiciler Kurulu’nda Eray Canberk, Cevat Çapan, Refik Durbaş, Turgay Fişekçi ve Doğan Hızlan yer alıyordu.

Ödül, töreni 16 Nisan 2014 Çarşamba günü saat 18.30’da Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı’nın katkılarıyla vakfın Ortaköy tesislerindeki Hamdi Saver salonunda yapılacaktır.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü sahibi belli oldu!

Ödül, oyçokluğu ile Cevahir Bedel'e...

Cumhuriyet Kitap Eki

20 Mart 2014

Adnan Binyazar, Müslüm Çelik, Refik Durbaş, Şükrü Erbaş, Bahar Gökler, Emin Özdemir ve Sevgi Özel’den oluşan Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü Seçici Kurulu, 2014 için Cevahir Bedel'in "Çayırı Sayıklamak" yapıtını "oyçokluğu" ile ödüle değer gördü.

İlk şiir kitabı "Cevher Kapısı" 2010'da yayımlanan Cevahir Bedel, 2011'deki "Gece Yanığı" ile Momeros Arif Damar jüri özel ödülünü kazandı. "Çayırı Sayıklamak" ise şairin üçüncü kitabı.

Bedel, ödülünü 11 Nisan'da Ankara’da Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde düzenlenecek bir törenle alacak.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

2014 Erdal Öz Edebiyat Ödülü küçük İskender'in...

Seçici kurul, otuz yıl boyunca duruşundaki tutarlılık nedeniyle ödülü küçük İskender’e layık gördüğünü açıkladı.

Cumhuriyet Kitap Eki

10 Mart 2014

Can Yayınları’nın kurucusu Erdal Öz’ün anısını yaşatmak için ailesi tarafından her yıl düzenlenen Erdal Öz Edebiyat Ödülü, Küçük İskender’e verildi.
Enis Batur, Feride Çiçekoğlu, Turgay Fişekçi, Kaya Genç, Handan İnci, Asuman Kafaoğlu Büke ve Can Yayınları adına Sırma Köksal’dan oluşan Seçici Kurul, bu yıl yedincisi düzenlenen ödülün, Türk şiirine getirdiği özgün soluk ve şiir dilini geliştirmesinin yanında 30 yıl boyunca duruşundaki tutarlılık nedeniyle, küçük İskender’e layık gördüğünü açıkladı.

Ödül, 02 Nisan 2014 Çarşamba günü Pera Palas’ta düzenlenecek törenle Küçük İskender’e teslim edilecek.

Her yıl bir üyenin ayrılıp, bir başkasının katılımıyla yenilenen jüri, bu yıl altı yıldır jüride bulunan Semih Gümüş’ü uğurlayıp Asuman Kafaoğlu-Büke’yi selamladı.

küçük İskender kimdir?

küçük İskender mahlasıyla tanınan Derman İskender Över, 28 Mayıs 1964 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne girdi ve beş yıl eğitim gördü. Kendi arzusuyla bıraktığı tıp eğitimini takiben İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'ne de üç yıl kadar devam etti. Ağır basan sanat hayatı onu akademik ortamdan kopartarak edebiyat ve sinemaya sürükledi.
'Marjinal şair' olarak tanınmaya başlaması 1985 yılıdır. Günümüze değin bunca yıllık süreye onlarca şiir ve özgür metin, bir günlük, üç roman, iki özel derleme, bir inceleme, bir antoloji olmak üzere birçok kitap sığdırdı. Kimi Avrupa ülkelerinde çıkan antolojilerde şiirleri basıldı. Kanada'da yayımlanan Descant adlı edebiyat dergisinin Türkiye özel sayısında, ABD'de ise Murat Nemet Nejat'ın 'eda' kavramında yoğunlaştığı Türk şairlerinden çeviri antolojisinde kendine yer buldu. 2000 yılında İtalya'da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması'nda ( La Giovane Poesia D'europa Nel 1999 ) ilk ona girdi ve bu şairlerle birlikte kitaplaştırıldı. Yine aynı yıl içersinde uzun zamandır sinema dalındaki jürisinde de yer aldığı Orhon Murat Arıburnu Ödülleri'nde 'Bir Çift Siyah Deri Eldiven' adlı şiir kitabıyla birincilik alarak ödüllendirildi. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Fotoğraf Bölümü master öğrencilerine 'Postmodernizmin Görsel Malzemeye Etkisi' üzerine bir seminer verdi. 2001 yılında Almanya'da, 2002'de de Hollanda'nın çeşitli şehirlerindeki etkinliklerde konuşmacı olarak ve şiir performanslarıyla yeraldı. 2003 yılında Berlin'de düzenlenen İlk Türkiyeli Eşcinseller Kongresi'nde bu konudaki dekleresini okudu. 2004'te Newyork'ta ve Kuzey Carolania'da üniversitelerde konuşma yaptı ve tek kişilik okuma gecelerine konuk oldu. Ayrıca Türkiye'de farklı üniversitelerde ve liselerde panellere, workshop'lara katıldı. Bir dönem seslendirme, senaristlik, radyo programcılığı, şiir matineleri de yapan küçük İskender, içlerinde 'Ağır Roman' ve 'O Şimdi Asker'in de bulunduğu beş filmde de oyuncu olarak rol aldı. Halen Varık, Adam Sanat, Yasak Meyve, Kaçak Yayın adlı dergiler ağırlıklı olmak üzere yazmaya ve kitaplaşmış eserlerini yayımlamaya devam etmektedir.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Altın Portakal Şiir Ödülü’nün bu yılki sahibi Şeref Bilsel.

Şairin, “Dünyanın Külü” adlı eserinden yola çıkarak bu yılın ödülünün Şeref Bilsel’e verilmesi kararlaştırıldı.

Cumhuriyet Kitap Eki

21 Şubat 2014

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) tarafından verilen Altın Portakal Şiir Ödülü’nün bu yılki sahibi Şeref Bilsel oldu.

Doğan Hızlan, Cevat Çapan, Ahmet İnam, Hüseyin Ferhad ve Şükrü Erbaş’tan oluşan 18. Altın Portakal Şiir Ödülü jürisi, 2013 yılında İkaros Yayınları arasında çıkan “Dünyanın Külü” adlı eserinden yola çıkarak bu yılın ödülünün Şeref Bilsel’e verilmesini kararlaştırdı.

Doğan Hızlan başkanlığındaki jürinin gerekçeli kararında: “Şeref Bilsel’in şiiri,gündelik hayatın kuşatmasına bir itirazdır.Dünyanın nesnelerini insanileştiren diliyle, ev içlerini dünyanın ufkuna geren bakışıyla, dünyayı ev içlerine getiren bir özgürlük arayışıdır. Sözcük seçimi, imge örgüsü, yakaladığı yüksek müzikalite göz önüne alınarak 18. Altın Portakal şiir ödülünü Dünyanın Külü kitabıyla Şeref Bilsel’e verilmesine oy birliği ile karar verilmiştir,” denildi.

Bilsel’e ödülü Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı&AKSAV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın tarafından 22 Şubat Cumartesi günü saat 11.00’de Antalya Kültür Merkezi’nde düzenlenecek sempozyum programı içinde sunulacak.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Altın Portakal Şiir Ödülü Sempozyumu başlıyor!

Altın Portakal Şiir Ödülü Sempozyumu’nda geçtiğimiz yılın ödüllü şairi Şükrü Erbaş’ın şiiri ele alınacak.

Cumhuriyet Kitap Eki

19 Şubat 2014

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) işbirliğiyle 22 Şubat 2014 tarihinde gerçekleştirilecek Altın Portakal Şiir Ödülü Sempozyumu’nda geçtiğimiz yılın ödüllü şairi Şükrü Erbaş’ın şiiri ele alınacak.

Antalya Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Tufan Dağıstanlı, sempozyuma ek olarak kentin çeşitli merkezlerinde paneller düzenleneceğini, sergiler açılacağını; Türkiye’nin önde gelen şair ve eleştirmenlerinin 20 – 22 Şubat 2014 tarihleri arasında Antalyalılarla buluşturulacağını bildirdi.

Toplumcu şiirin özgün seslerinden biri kabul edilen Şükrü Erbaş, Kırmızı Kedi yayınları arasında çıkan "Bağbozumu" Şarkıları adlı eseriyle 17. Altın Portakal Şiir Ödülü’nün sahibi olmuştu.

Sempozyuma ilgi büyük

Şükrü Erbaş şiirinin ele alınacağı sempozyuma bildiri sunan şair ve yazarlar arasında şu isimler yer alıyor: Ahmet İnam, Ahmet Telli, Akif Kurtuluş, Asuman Susam, Aydın Çubukçu, Aydın Şimşek, Betül Dünder, Cevat Çapan, Didem Gülçin Erdem, Doğan Hızlan, Emel İrtem, Eren Aysan, Faris Kuseyri, Furkan Öztürk, Gonca Özmen, Hasan Ali Toptaş, Hasan Kıyafet, Haydar Ergülen, Hayri K. Yetik, Hicri İzgören, Hüseyin Atabaş, Hüseyin Ferhad, İsmail Mert Başat, Mahmut Temizyürek, Mehmet Yalçın, Mesut Varlık, Mustafa Bayram Mısır, Nihat Bayat, Sezai Sarıoğlu , Sinan Oruçoğlu, Şehmus Ay, Turhan Günay, Zeynep Altıok.

Sempozyum bildirilerinden oluşan “Şükrü Erbaş Şiiri” başlığı altında yayınlanacak 17’nci kitap Portakal’ın yayın sponsorlarından Kırmızı Kedi yayınları arasında okurla buluşturulacak.

2014 yılının altın şairi belirlenecek

2014 yılının Altın Portakallı şairini belirleyecek seçici kurula Doğan Hızlan başkanlık edecek. Seçici kurulun diğer üyeleri Cevat Çapan, Ahmet İnam, Hüseyin Ferhad ve Şükrü Erbaş. 20 Şubat 2014 Perşembe günü Antalya Kültür Merkezi’nde bir araya gelecek seçici kurul, ilk basımı 2013 yılında yapılmış şiir kitapları arasından yapacağı değerlendirme sonunda 18. Altın Portakal Şiir Ödülü’ne değer görgülen eseri ve şairini belirleyecek.

Ödüle değer görülen şaire ödülü, 22 Şubat 2014 Cumartesi günü gerçekleşecek sempozyum programı içinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı&AKSAV Şeref Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akaydın tarafından sunulacak.

Onur konuğu İsmail Mert Başat

Altın Portakal Şiir Ödülü ve Sempozyumu’nun bu yılki onur konuğu İsmail Mert Başat.
Şair ve yazar İsmail Mert Başat’ı; Vira! (şiir; 1984, 1998), Geyik ve Yolcu (şiir; 1997), Kanatlarını Yitirmiş Uçan Atın Tutkusu (k. öykü; 1991), kendime, sana, toprağa ve gökboşluğa (deneme; 1999), İtiraz Yazıları (deneme; 2002), Buyruk ve İtaat (deneme; 2006); Gökyüzünden Başka Sınır Yok (deneme; 2008), Düşüş (k. öykü; 2011) adlı kitaplarından tanıyoruz.

Şehirde şiir konuşuluyor

Türkiye’nin en önemli edebiyat ödülleri arasında yer alan Altın Portakal Şiir Ödülü her yılın Şubat ya da Mart ayında Türk şiirinin nabzını tutmaya devam ediyor. 18 yıldır devam eden Altın Portakal Şiir Ödülü ve Sempozyumlarına başlangıçtan bu yana 200’ün üzerinde şair, yazar, eleştirmen ve kültür-sanat insanı konuk oldu.

Seçici kurularının tarafsız kararlarıyla haklı bir saygınlığın sahibi olan Altın Portakal Şiir Ödülü çerçevesinde 17 şaire ödül verildi; 16 sempozyuma imza atıldı. Sempozyumlara sunulan bildirilerden oluşan 16 kitap Altın Portakal yayınları arasında yayımlanıp, Türk şiirine armağan edildi. Ödüllü şairlerin şiirlerinin değerlendirildiği bu eserlerde 280 ayrı bildiri yer aldı.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Behçet Necatigil Edebiyat Onur Ödülü Cezmi Ersöz'e verildi

Kabataşlılar Derneği, 2003'ten bu yana her yıl verdiği "Behçet Necatigil Edebiyat Onur Ödülü" bu yıl oybirliği ile Cezmi Ersöz'e verildi.

Cumhuriyet Kitap Eki

21 Ocak 2014

Kabataşlılar Derneği, 1936 yılı mezunu Behçet Necatigil'in adını yaşatmak amacıyla 2003'ten bu yana her yıl verdiği Behçet Necatigil Edebiyat Onur Ödülü, bu yıl oybirliği ile Cezmi Ersöz'e verildi.

Ödül ile ilgili yapılan açıklamada Cezmi Ersöz için; "Toplumun edebiyat ile kucaklaşması için ortaya koyduğunuz çaba, eserlerinizle edebiyat hayatımıza katkılarınız ve edebiyata adanmış basiretli tutumunuz belirleyici olmuştur. Ortaya koyduğunuz bu tutumun tüm meslektaşlarınıza ve toplumumuzun her kesimine örnek olmasını gönülden diliyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Ödül, 22 Ocak 2014 Çarşamba günü Ortaköy'de KELEV Feriye Kültür Merkezi'nde 19.00-20.00 saatleri arasında yapılacak bir törenle Cezmi Ersöz'e verilecek.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Cemal Süreya 2013 Şiir Ödülü Abuzer Gülpınar’ın

 

Cumhuriyet Kitap Eki

24 Aralık 2013

Mustafa Öneş, Leyla Şahin, Aba Müslim Çelik, Egemen Berköz ve Enver Ercan'dan oluşan Cemal Süreya Şiir Ödülleri Seçici Kurulu, yaptıkları değerlendirme sonucunda, dosya dalında ödülü, Abuzer Gülpınar’ın “Başım Kirazlı” adlı yapıtına oy çokluğu ile verdi.

Bu dalda ayrıca Eşref Yener’in “Baykuşta Yangın Tekrarı” adlı yapıtı Özendirme Ödülü’ne değer görüldü.

Kitap dalında ise Emre Polat’ın “Vukuat Vardiyası” ile Süveyda Sezgin’in “Anahtar Yolu” yapıtlarına oy çokluğu ile Özendirme Ödülü verildi.

Ödül töreni, 9 Ocak 2014'te Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi'nde yapılacak.

***   ***   ***   ***   ***   ***

 

Necatigil Şiir Ödülü

Necatigil Şiir Ödülü, 2014'te de şairin doğum günü olan 16 Nisan tarihinde verilecek.

 

Cumhuriyet Kitap Eki

24 Aralık 2013

1979'da yitirdiğimiz şair Behçet Necatigil anısına ailesi tarafından konulan Necatigil Şiir Ödülü, 2014'te de şairin doğum günü olan 16 Nisan tarihinde verilecek.

Ödüle, Mart 2013 ile Şubat 2014 tarihleri arasında yayımlanan şiir kitapları aday olabilir.

2014 yılı seçiciler kurulunda; Eray Canberk, Cevat Çapan, Refik Durbaş, Turgay Fişekçi ve Doğan Hızlan yer alıyor.

Katılmak isteyen adaylar, 15 Mart 2014'e kadar altı adet kitabı, kısa özgeçmişleri, telefon numaraları ve adresleriyle birlikte,

"Necatigil Şiir Ödülü Seçiciler Kurulu Sekreterliği, P.K. 109, 34349 Beşiktaş – İstanbul" adresine gönderebilirler.

Ödül tutarı, Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı’nın da katkılarıyla 3.000,- TL olarak belirlenmiştir.

Bilgi ve iletişim için http://www.necatigil.com, info@aysesarisayin.com

 

443
0
0
Yorum Yaz