AlsahBlog
Alşah Blog'larında Ara...
• 13/5/2009 - 5. Avrupa Şiir Yarışması Sona Erdi
5. Avrupa Şiir Yarışması sona erdi
Amsterdam / M.Esra Turgut
11 senedir Hollanda'da yayın yapan Platform Dergisi öncülüğünde yapılan Avrupa Şiir Yarışmasının 5.sonuçlandı.Avrupa çapında yapılan yarışmayı bu sene Kadın Dergisi' de destekledi. Yarışmaya Avrupa çapında büyük katılım oldu.Organizeden sorumlu Platform Dergisi Kültür Sanat editörü H.Kerim Ece dergimize özel açıklamalarda bulundu.
Hem katılımcılara hem de jüri üyeleri Doç. Rıdvan Canım, Ressam/şair Halil Gül ve drs. Hüseyin K. Ece'ye zahmetlerinden ve şiirleri değerlendirdiklerinden dolayı, ayrıca beş yıldan beri bu yarışmayı bir dergi gücüyle devam ettiren Platfom çalışanlarına, özellikle genel yayın yönetmeni Ebubekir Turgut Bey'e ve bu sene yarışmamızı destekleyen Kadın Dergisi yöneticilerine çok teşekkür ediyoruz.
5. Avrupa şiir yarışması başarıyla tamamlandı.
Yarışmaya Nerelerden Katılım oldu? Yarışmaya Hollanda başta olmak üzere Almanya, Belçika, İngiltere, Avusturya, Kıbrıs, Amerika Birleşik Devletleri, Kırgızistan, Bulgaristan, Fransa, Danimarka, Yunanistan, Finlandiya, Kanada ve Japonya'dan 57 şair 123 şiiriyle katıldılar.
Yarışmada neyi dikkate aldınız? Şiirler, Türkçeyi iyi kullanma, şiiriyet, üslub, ahenk gibi açılardan değerlendirildi. Üç jüri üyesinden en yüksek toplam puanı alan şiirler dereceye girdiler.
Yarışmadaki Amaç Nedir? Tekrar hatırlatmak gerekir ki şiir yarışması asıl amaç değil, şiire, edebiyata, okuyup yazmaya bir teşviktir.
Değerlendirmeleri Nasıl Yaptınız? Değerlendirmeler jüri üyelerinin mümkün olduğu kadar objektif bakışıyla yapıldı. Bu konuda matematiksel sonuç beklenmemeli. Derece alan şiirler en iyisi olmadığı gibi, dereceye giremeyenler kötü şiir değil. Sonuçta bir kaç tanesine derece verilmesi gerekiyordu. Jüri kendine göre en iyisini tesbit etmeye çalıştı. Başkaları derece alanla şiirler için, 'bu şiir şu dereceyi almalıydı' denileceği gibi, 'bu şiir nasıl bu dereceyi aldı' da denilebilir.
Yarışmaların sonucuna itirazlar oluyor mu? Elbette herkesi memnun etmek mümkün değil. Üstelik herkesin kendine göre bir şiir zevki, beğendiği bir tarz, hoşlandığı biçim vardır.
Türkiye'den katılımcıları neden kabul etmiyorsunuz? Ülkemizde başka organizelerin olduğu bir gerçek.Buna rağmen Türkiye'den yarışmamıza büyük talep var.. Şair arkadaşlara tekrar tekrar teşekkürler. Şiir yazma bu veya başka yarışmalarla sınırlı kalmamalı. Devam etmeli. Şiir bir nehir akışıdır. Hayat devam ettiği sürece şiir de kendi yatağında akacaktır. Biz Türkiye dışında da güzel şiirlerin yazılmasını, kaliteli şairlerin yetişmesini arzu ediyoruz. Ümit ediyoruz ki bu gibi faaliyetler bu amaca katkı sağlar.
5.Avrupa Şiir Yarışması nasıl sonuçlandı? Yarışmada; Birinciliğe: ABDULKADİR İNALTEKİN'in GURBETTEN ANNEME-1 adlı şiiri (Berlin-Almanya) İkinciliğe: ŞAFAK YOLCU'nun SÖYLE ÇOCUK adlı şiiri (Kıbrıs) Üçüncülüğe: MURAT ÖZER'in PERİŞANIM AŞKTAN ve ÇİLESİNDEN adlı şiiri ( ABD )
1. Mansiyona:ABDULKADİR İNALTEKİN'in OĞUL adlı şiiri 2. Mansiyona: İ İDRİS GÜNAYDIN KAN SEVGİLİ adlı şiiri 3. Mansiyona AHMET TERLİ YAHYA KEMAL'İ ANIYORUM adlı şiiri 4. Mansiyona: GÜNGÖR ŞENKAL'ın GÜL/DEĞİRMENİ adlı şiiri 5. Mansiyona: GÜLSARI FATMA SELVA SEZEN adlı şiiri layık görüldü.
-------------- Not: Bu sayımızda ilk üçe giren şiirleri önümüzde deki sayılarda da mansiyon alan şiirleri ve beğenilen şiirleri yayınlayacağız.
İyi okumalar dileğiyle.
BİRİNCİ
GURBETTEN ANNEME -1-
Yine hasretinle kaldım baş başa, Şimdi bir köşeye kuruldum, anne! Sadece bir serap gurbette, neşe, Peşinde koşmaktan yoruldum, anne!
Sevdiğim nerede, seven nerede? Arkamdan methedip, öğen nerede? İtimat nerede, güven nerede? En muhkem yerimden kırıldım, anne!
Sır verdim dostuma, aram açıldı, Derdimi söyledim, yaram açıldı. Akımı gösterdim, karam açıldı, Ben, bana gücendim, darıldım, anne!
Her gece kâbusa döner düşlerim, Figana çevrilir her gülüşlerim. Ben beni boğazlar, beni şişlerim; Bu gece çarmıha gerildim, anne!
Adsız şehitlerin yasını tuttum, Yaşamanın adını da unuttum... Kurtulayım, diye ölümü yuttum, Ben kendi ölümde dirildim, anne!
Anne, gurbet değil beni ağlatan. Neden baştanbaşa garip bu, Vatan? Her karış toprakta şüheda yatan. Ben o diyarlardan soruldum, anne!
Tarih boyu ağıt yakan ben oldum, İki gözü yaşlı bakan ben oldum, Zulüm gören, boyun büken ben oldum, Heyhat! Yine hakir görüldüm, anne!
Lübnan'da hedefe diktiler beni, Keşmir'de odlara yaktılar beni. Cezayir'de ipe çektiler beni, Bosna'da anlımdan vuruldum, anne!
Çeçenya'da kanım aktı, sel gibi, Karabağ'da kopardılar, gül gibi, Öz yurdumda garip kaldım, el gibi; Yine öz yurduma sürüldüm, anne!
Dünyaya gözümü açtım, Gazze'de, Nefes nefes acı içtim, Gazze'de. Kendi kefenimi biçtim Gazze'de, Akan kanlar ile yoğruldum, anne!
Kaldı mı yaşamak: gözyaşı, figan? İnsan avcıları kan kusuyor, kan! Bir tarafta Irak, bir yanda Afgan!.. Kimin için kurban verildim, anne?
Hayalin ömrüme ziyafet oldu, Seni, düşte görmek kifayet oldu. Ömrüm baştanbaşa sefalet oldu, İtildim, kakıldım, yerildim anne!
Düşüncemde, hayalimde sen varsın, Beni bu dünyada tek sen anlarsın. Varlığın ruhumu sımsıcak sarsın, Yine hasretine sarıldım, anne! Berlin -1996
AbdulKadir İnaltekin/ Berlin -Almanya
İKİNCİ
SÖYLE ÇOCUK !
Hangisini anlatsam sana çocuk? Bir keşmekeş ki hüküm sürer içimde Benim diğer adım; yokluk !
Elimin tersiyle itip bir kenara Tüm sevda şiirlerimi, Bugün ilk kez ağlıyorum karşında Kanatırcasına gözlerimi...
Bak; Alnımın orta yerinde bir yetim Göz pınarlarımda titriyor yetmişlik bir nine Tam ortasında yüreğimin, bağdaş kurdu bu gece Maaş kuyruğunda can veren Batman'lı bir dede... Bir yanım sevda, bir yanım yokluk Utanıyorum çocuk...
Hangisine yanayım şimdi çocuk? Söyle hangi çerçeveye koymalı şimdi, Bu vedanın resmini? El verir mi bu kez ecel bana? Alır mı beni bu gece kuytularına, Sarı bir efkar denizi? Söyle birleştirir mi o sahil, yeniden ellerimizi? Bir yanda ayrılık, bir yanda yokluk İçim acıyor çocuk...
Hani yalan dedin ya sözlerime Hani "öldün artık" dedin Ötesine geçememişiz demek ki Boş siyasi söylemlerin... Şimdi boş bakışlar oturtup gözlerime Soğuk mevsimler gibi geçiyorum kapından Geçer gibi, aç bir ulusun coğrafyasından Bir yanda serçe yüreğim, bir yanda yokluk Ağır yaralıyım çocuk...
Kimi neye inandırırsın ki çocuk ! Sen bile bana inanmazken Kardeş kardeşi kırarken Gömüleceğimiz yer topu topu beş karışken... Oysa gözümüzü kapayıp, parmağımızı her bastığımızda Huzur konuşlanmalıydı barış renkli atlaslarımızda Söyle neden barut kokuyor tüm çiçekler Filistin'de, Bağdat'ta ? Hani en adil paylaşımdı mutluluk ! Bir yanda savaşlar, bir yanda yokluk N'olur susma çocuk...
Ben hangi mevsimi tamamladım ki Ne yasemin kokulu akşamlar Ne eylülden kalma yıldızlar Şimdi ruhumda bir sürü eşkiya Göğsümde çöreklenmiş bir sonbahar Başımda esiyor yaman poyrazlar Bir yanım müfreze sancılar, bir yanım yokluk Ölüyorum çocuk...
Şafak Yolcu / Kıbrıs
ÜÇÜNCÜ
PERİŞANIM AŞKDAN VE ÇİLESİNDEN
Aşktır beni böyle yakıp inleten, Perişanım aşktan ve çilesinden.
Aşkından bir türlü olamam azat İsmini kalbime yazmış da Hattat.
Aşkından divane olalı senin, Ahu gözlerinden ibaret hayat.
Gençlik sevmesini bilmiyor deyip, Seveni sevmemek ne büyük tezat!
Kalbin taş değilse eritir diye, Sade gözyaşımdan umarım imdat.
Sen bir kızıl gülsün, bense bir gamlı Bülbülüm dalında ederim feryat.
Yaramı elinle sarmandan başka Yokdur bu derdimin çaresi heyhat!
Aşktır beni böyle yakıp inleten, Perişanım aşktan ve çilesinden.
Eskidikçe artar kalbde değeri, Sevilmeden sevmek aşkın hüneri.
Kalbime verdiği bu ıstırabdan Yok mudur kalbinin hala haberi?
Yaşadığım artık bir başka alem Sevdana düştüğüm o günden beri.
Sen kömür sanırsın yanık kalbimi, Elmasa dönmüştür özü, cevheri.
Elinle yaktığın bir çıra kadar Kalbimin yanında yok mu değeri?
Aşkımdır, aşkımdır, inan aşkımdır Derin gözlerinin son şaheseri.
Aşktır beni böyle yakıp inleten, Perişanım aşktan ve çilesinden.
Saçılır kalbimdem, ruhumdan her dem Semaya mutluluk yerine matem.
Yokmuş bu yangını söndürecek su, Yanar, kavrulur bu ateşle sinem.
Vuslatın hayali bile çok uzak, Hicrana razıyım, kaderim madem.
Uzaklardan bana bir nefes üfle, Serinlenir kalbim olarak meltem.
Çok oldu kalbimde güller solalı, Kapladı her yeri artik krizantem.
Lutfunu umarken kahrını sundun, Asla geçmez etmek gönlümden sitem.
Aşktır beni böyle yakıp inleten, Perişanım aşktan ve çilesinden.
Kalbde aşk gibi bir mücevher gerek, Ruhda iman gibi bir cevher gerek.
Gönlünün kapısı niçin açılmaz, Geri çevirdiğin kaç sefer gerek?
Aşkının elinde ben çaresizim, Kalbini fethetmeğe ne hüner gerek.
Bir kere solumuş ruhum havanı, Artık bana ne misk ne amber gerek.
Seninle olmamak için göz göze, Yazılmaz olası bir kader gerek.
Değil mi ki sana gönül vermişim, Bana gam ve hüzün ve keder gerek.
Aşktır beni böyle yakıp inleten, Perişanım aşktan ve çilesinden.
Murat Özer / ABD
PLATFORM DERGİSİ
İleti İçin Fergun ÖZELLİ'ye Teşekkür Ederim (AlsahBlog) |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Alşah Blog'larında Ara...
• 26/4/2009 - Konur Sokak Uçarı / Bekir KOÇAK
Konur Sokak Uçarı konur sokakta bir güvercin kopardı beni zamandan gülen en gülendi zamana hançer bağdaş kurmuş betona ağıt rezilliğinde yüzü ötesi bir sigara içimlik yalnızlık kanadında kuşluk vakti şimdi susamlı bir dünya yarısı simit yarısı açlık yaşam bu işte zehir zıkkım tadında konur sokak uçarı güvercinler ürkek yolun ortasında bir kız bir erkek adam asılır saçlarından kahkahalar(ı) ağız taşkını gazete başlıklarından habersiz dudağı dudağında yaşıyorken aşkını marmara pusuda kaynar tan yeri suda kalp kırgınlığı salkım saçak fısıldar yaprağına ağacın ter basar utancı soframız karabasan gam değil tsunami ömrün kıyıları vurulduğum gözler beyaz köpük eller deniz mavisi kıyamet ezgisi namus bıçak yarası ucu karanlık galeride ay ölüsü sancı yalnızlığımız susmak ve susmak şimdi
Bekir Koçak (Ekin Sanat, Sayı: 27, Haziran 2008 )
ANKARA DÜŞER YÜREGİME 1 dikenli teller içinde mayıs gülkurusu haziranlar tenim sonsuz akan ırmak sol yanım ışkın kovulmuş eylüller inceden ince arzular alıngan günbe gün seviştiğim ne dal ne yaprak hesaba katılmaz bir düş dünyası sancılı sıcak ankara düşer yüreğime aynaları kırılır ömrümün yanı başımızda sardunyalar kapılar kırk kanatlı bilmece x artı y diyemem emek ter beden ten sorgular tini hangi suikasttan kurtuldu hangi barikata direndi bilemem canımıza can katan rüzgar 2 suskun kalma sesin sesimden kalabalık onaran varsa yaranı konuş dinlesin uzaklar yakına sözünü geçir kanıyorsa yaşamın yüzü seninle gelir bu kente süzülen bulut okunan şiir fırında köz demirde nar incir dilli aydın tütün saçlı akhisar 3 karadeniz poyraz öper lodos patlar akdeniz ağını dişler balıklar bırak deme zoru bana takası tayfası naçar şahdamarı delinir elbet kulaklara kaçınca kar elleri yüzbin baca gözleri yer altı ocak tamiri imkansız ne var ki düşü akşam serinliği sıcak somun oğul uşak bir adım ötesi mayıs tutarsa dalları tomurcuk uçurtmalar uçuracak 4 çıkar gözlerinden aşkın yücesini zehrine ne demeli kitabı kurşun haykırışı olmalı düz, ün yokuşun yeşili bırakıp kar sularında okşa iki yüzünden birini kavrul sıcağında yurdumun alnımıza yazı değil kahrolmak "ecele faydası yoktur korkunun" 5 ne var ki kolay olan bak döl Emziren şu toprak yalazlanır her yerinde buğulanır yedi rengi dur durak bilmez inan alkış tutar gidenlere cengaver kesilir kınındaki kör bıçak Bekir KOÇAK (Ekin Sanat, Sayı: 4, Mayıs 2005 )
Hasret Sevdanın Kendisi can bedeni vurdu ölümü soğudu zaman aklımda çocukluğum sevgi masumu göründükçe göçebesi oldum kentlerin kayboldum elleri günaydın güneşi okşar sorgular gizini yaşamın hasret sevdanın kendisi aşar arsızlıkları sevgiye koşar aklın düşünde yaşamak bu meydan bu tren bu ray dal uçları gün aydınlığı uzağı yürek bungusu olmazlanır kadim ayrılık öfke işe yarar ağırdan alır türküler başlangıcı muştulu haber gizlidern ses verir yazar günlüğünü acıların tanıktır zamana dört duvar sen dokundukça saçlarım düğüm çözümü güç sorunlar için sevda nedir ki öldüğüm alfabeden bir yaprak aşkın "a"sıyla acının "a"sı yan yana dili tutulur baharın deşilir yarası uçurumların dağ doruğu buzullar akar ateşine umudun kül ve kömür bana kalır acının yumağında her soru yanıtı sabırda saklı eylemin sabra direnci uzatma diyor yılları saati gücendirme kuyuları kazarken iğne ile aklında olan yenilik zoru gülümseyen gece kılı kıpırdamaz delilik yol uzatır düşürür ağa sen ben sözcükler düştükçe tuzağa çocuklar daha çok ağlar bozduğumuz oyunlarda şiirin ince dili ayların adı önemli değil "yükte hafif pahada ağır". Yükle yüreğine ne varsı Hoşça kala uzak dur Tut elinden yürü Aldırma soğuğa sıcağa Bekir Koçak (Ekin Sanat, Sayı: 30, Ağustos 2008 )
HER ÖLÜM FİDAN DALI kazım koyuncu'ya ağırlanmak kutsal yontularda yıkarken deniz köpüğünü alışkın değilse de karadeniz radyasyon lekeli çay yeşili toprakta düşünmeden dölüne ihaneti titreyen bir gülümseme gencecik ince hangi makamdan şimdiki fırtınalar kim olduğunu bilmiş gibi çağrılı çağrısız yola çıkılmış bir kere nereye nasıl varılır bilmiyoruz kona göçe bu zaman diliminde tut kollarını kapıların çalmadan yarını deli rüzgar kaç bin kez kaç bin güvercin çiçeklerken yanağımızı içimizde bin bir sızı sor kurtuluşu mustafa suphi'ye aklın süzgecinde çağın bunca illeti saklar niye çernobil bulutları bir batar bir çıkar umuda ısmarlanmış ne varsa karabataklar suların boşluğunda titrek yürekli bebecikler bırakmış ellerini anaların emmiş derdi derman diye anzer balı sunağında gençliğimiz ölümün "her ölüm erken ölüm" her ölüm fidan dalı Bekir KOÇAK (Ankara Edebiyat, Sayı: 7, Ağustos 2005) |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Alşah Blog'larında Ara...
• 26/4/2009 - Bu Festivale Emek Verdik
Bu festivale emek verdik''Emek ve Dayanışma Günü'' olarak resmi tatil ilan edilen 1 Mayıs'ta, emeğin beyazperdedeki festivali de izleyicilerle buluşacak. Dünyanın dört bir yanından gelen 50 filmin gösterileceği festivalde, Kot kumlama işçilerinin dramını işleyen 2009 yapımı iki belgesel de yer alacak. AA Ankara- Gelenekselleşen yarışmasız ve ücretsiz İşçi Filmleri Festivali'nin dördüncüsü, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs'ta İstanbul, Ankara ve İzmir'de eş zamanlı yapılacak. Festival, Halkevleri, Sine-Sen (DİSK), Dev Sağlık-İş (DİSK), Birleşik Metal-İş (DİSK), Hava-İş (Türk-İş), Petrol-İş (Türk-İş), SES (KESK), sendika.org ve Türk Tabipleri Birliğinin katkılarıyla gerçekleştirilecek.
Onu konuğu İshak Işıtan Festivalin bu yıl ki onur konuğu, 1980'li yıllardan beri Kanada'da yaşayan belgesel yönetmeni İshak Işıtan olacak. 2008 yapımı ödüllü ''Brukmanlı Kadınlar'' filmi festivalde gösterilecek Işıktan, İstanbul, Ankara ve İzmir'de film sonrası izleyicilerle söyleşiler yapacak. Açılış gecesinde işçi türküleri Festivalin açılışı dolayısıyla 2 Mayıs 2009 Cumartesi günü saat 19.30'da İstanbul Beyoğlu Yeni Melek Gösteri Merkezi'nde bir gece düzenlenecek. Gecenin sunuculuğunu oyuncu Bennu Yıldırımlar yapacak. Yaptığı sinema ile emeğin yanında duruş sergileyen sanatçılara teşekkür plaketleri verilecek. Gecede, Şevval Sam ve Hilmi Yarayıcı işçi şarkı ve türküleri seslendirecek. Büyük madenci yürüyüşüyle başlayacak
Festivalin açılışı, madencilerin büyük Zonguldak grevi ve yürüyüşünü konu edinen ''100 Bin Kişiydiler'' belgeselinin gösterimiyle yapılacak. Bu aynı zamandan filmin Türkiye galası olacak. Dünyanın dört bir köşesinden 50 film Festivalde bu yıl dünyanın dört bir köşesinden 12'si uzun metraj, 38'i belgesel olmak üzere toplam 50 film gösterilecek. Ünlü işçi filmleri yönetmeni Ken Loach'un ''İşte Özgür Dünya'', İranlı yönetmen Bahman Gobadhi'nin ''Sarhoş Atlar Zamanı'', Finlandiyalı yönetmen Aki Kaurismaki'nin işçi üçlemesinin ikincisi olan ''Ariel'', Robert Guediguian'ın ''Şehir Sakin'', Micheal Moore'un ''Sicko", Herbert Biberman'in 1954 yapımı işçi filmi klasiği ''Toprağın Tuzu'', Küba'lı yönetmen Rolando Almirante Castillo'nun ''Guantanamo Diye Bir Yer'' filmleri, festivalde gösterilecek 27 yabancı filmden bazıları... Festivalde, Türkiye'den Köy Enstitüleri üzerine yapılan ''Mandolinli Kız'', Yavuz Özkan'ın ''Demiryol'', Şerif Gören'in ''Almanya Acı Vatan'', Duygu Sağıroğlu'nun ''Bitmeyen Yol'', Çağrı Kınıkoğlu ile Gloria Rolando'nun ''Nazım'ın Küba Seyahati'', Ethem Özgüven, Petra Holzer ve Selçuk Erzurumlu'nun kot kumlama işçilerini anlatan ''Silikozis'' filminin aralarında bulunduğu 23 film izleyicilerle buluşacak. Gösterimler nerede? Gösterimler, İstanbul'da Fransız Kültür Merkezi, Beyoğlu Yeşilçam Sineması, İstanbul Barosu, Kollektif Kültür Merkezi, İstanbul Halkevi, Kazım Koyuncu Kültür Merkezi'nde yapılacak. Ayrıca Gültepe, Avcılar ve Soğanlı'da yaygın gösterimler gerçekleştirilecek. Ankara'daki gösterimler ise Alman Kültür Merkezi, Çağdaş Sanatlar Merkezi, Ankara Barosu, TMMOB Mimarlar Odası'da düzenlenecek. İzmirli izleyiciler de Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi, Alsancak Kültür Merkezi, Gültepe Halkevi ve Çiğli Halkevi'nde gösterimleri izleyebilecek. Ayrıca üç kentte de birçok mahalle, sendika ve iş yerinde özel gösterimler yapılacak. Kot kumlama işçilerinin dramı beyaz perdede
Festival, kot kumlama işçilerinin dramını işleyen 2009 yapımı iki belgesel ile güncel bir konuyu izleyicilere taşıyacak. Festival kapsamında, Türkiye'den gösterilecek belgesel ve kısa filmlerin yönetmenleri ile özel söyleşiler yapılacak. Sinema atölyeleri Festival kapsamında sinema atölyeleri de gerçekleştirilecek. ''Sonbahar'' filminin ödüllü kurgucusu Thomas Balkhenol'un katılacağı ve ''filmin kurgu süreci ve kurgu notları'', ''temel kamera bilgisi ve kullanımı'', ''senaryo ve sinematografinin temel kavramları'' gibi başlıkların işleneceği atölye çalışmalarına Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi katkı verecek. Festival, üç büyük ildeki gösterimlerinin ardından yıl boyunca bir çok ilde tekrarlanacak.
Cumhuriyet; 26 Nisan 2009 |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Alşah Blog'larında Ara...
• 27/3/2009 - 'Yeni şiirin adresi: Şiir Defteri 2009'
'Yeni şiirin adresi: Şiir Defteri 2009'Şeref Bilsel- Cenk Gündoğdu tarafından hazırlanan, bir yılın şiir dökümünü yansıtan Şiir Defteri, İkaros Yayınları tarafından 2000'ler şiirinin önemli imzalarının yazı ve söyleşilerinden oluşan Edebiyatta Üç Nokta dergisiyle birlikte okura sunuldu. Tolga Yenigün Cumhuriyet Haber Portalı - Benzer çalışmalardan pek çok bakımdan ayrılan özellikler gösteren Şiir Defteri, her yıl farklı bir seçici kurul tarafından belirlenen şiirleri; yıl içinde yayımlanan kitap ve dergilere dair yazıları kapsıyor. Ayrıca çeviri faaliyetleri ve internet merkezli edebiyat hareketliliğinin de izini süren yazılara yer veriyor. 2008 yılında dergilerde yayımlanan şiirler; Sennur Sezer, Egemen Berköz, Ramis Dara ve küçük İskender'in oluşturduğu dört kişilik seçici kurulun onayından geçerek bir araya getirilmiş. Şiir Defteri'ni diğer yıllıklardan ayıran bir özellik de kolektif bir çalışma olması. Kitapta, geçen yılın şiir ortamına dair soruşturmaya yanıt verenleri de göz önüne alınca, otuz üç imzanın emeği olduğunu söylemeliyiz. Geçen yıl aramızdan ayrılan eleştirmen Mehmet H. Doğan Şiir Defteri için: "Bugüne dek hazırlananların en iyisi" demişti. Bu sözün ne derece isabetli olduğunu Şiir Defteri'ni okumaya başlayınca anlıyoruz. Farklı kanallardan gelip Türk şiirinin büyük gövdesine katılan yaklaşık 150 şairin şiirlerini bir arada okuyunca, Türkçe'nin inceliklerini, şairlerin buluş ve zekâ gösterilerini de izlemiş oluyoruz. Şiir beğenileri birbirinden oldukça farklı insanlardan bir seçici kurul oluşturulması, sonuçta farklı eğilimlerin izini süren şairleri toplu bir fotoğrafın içinde bulmamıza yol açmış. 2008 yılında yayımlanmış şiir kitaplarını değerlendiren Metin Celâl'in ve poetik kitaplara eğilen Cihan Oğuz'un yazıları da çalışmada yer alıyor. İlk kitaplarını 2008'de yayımlayan genç şairlerin şiir serüvenlerinin ilk durağında, Ali Ayçil yazısıyla önemli notlar düşüyor. Hiçbir yıllıkta olmayan 'çeviri edebiyatı'na yönelik yazıyı ise Tozan Alkan kaleme almış. Özcan Erdoğan, internet ve fanzin kültürü üzerinden şiirin hareketliliğini gösteren oylumlu bir yazıyla Defter'e dahil olanlar arasında. Şeref Bilsel ve Cenk Gündoğdu, bu yıl beşincisi yayımlanan Şiir Defteri'nde, başından beri, sanki etik bir tavrı belirginleştirmek istercesine, kendi şiirlerine yer vermiyorlar. Toplam 342 sayfadan oluşan kitabın sonunda 2008'de yayımlanan şiir kitaplarıyla birlikte şiire dair kitapların geniş bir listesi de yer alıyor. Büyük bir özveri ve dikkat isteyen bu tür çalışmalar, maalesef hep 'eksiklikleri' üzerinden tartışılıyor; fakat koca bir yıl içinde çoğumuzun görmediği, izlemek istesek de ulaşamayacağımı pek çok dergi ve kitaptan bu tür çalışmalar sayesinde haberdar olduğumuz gerçeğini göz ardı etmemeliyiz. Şiir Defteri'nin en özgün taraflarından biri de alt başlığı 'Şiir ve Hayat'a uygun bir biçimde sosyal hayatımızı belirleyen çok farklı gelişmelere yer ve tarih göstererek tanıklık etmesi. Şiiri hayattan ayrı düşünemeyenlerin bu notlardan, yıllar sonra çıkaracağı önemli ip uçları olacaktır. Seçici kurulda yer alan Egemen Berköz, Şiir Defteri'ndeki yazısının bir yerinde şöyle diyor: "Elinizdeki şiir yıllığında, yıl içinde gördüğüm dergilerden anımsamadığım birçok iyi şiir okudum. Bu da, ülkemizde yazılan şiiri izlemek için şiir yıllıklarının ne kadar yararlı ve gerekli olduğunu gösteriyor." Şiir Defteri'nin girişinde Şeref Bilsel ve Cenk Gündoğdu imzasını taşıyan elli sayfalık bir değerlendirme yazısı yer alıyor. Bu yazının bütününü okuyanlar, hazırlayıcıların 'vicdanî' bir sorumlulukla hareket etmeye büyük değer verdiklerini anlayacaktır. Bu noktada şöyle diyorlar: "Ne kimsenin övgüsü bizi yeniden yaratabilir ne de bazılarının yergisiyle ortadan kalkarız. Bu cümle vicdanla kuruluyorsa bir anlamı vardır. 'vicdan'ın ahbaplığından memnunuz." Geçen yıl aramızdan ayrılan, 'Türkçenin ses bayrağı' Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Şiir Defteri'nde yer alan "dünyaca" adlı şiirinin bir bölümüne kulak verelim: "Biz insanlar ayrı ayrı kalmışız; Bölmüş saadetimizi çizgisi yurtların, Biz insanlar ayrı ayrı kalmışız, Gökte kuşların kardeşliği, Yerde kurtların"
Şiir Defteri'nin verildiği Edebiyatta Üç Nokta dergisi 2000'li yılların şiir, edebiyat, kültür ve sanatına ayırdığı özel sayısında 2000'li yılların öne çıkan şairlerinin 'yeni' şiire bakışlarını ve gelenekle ilişkilerini, modern hayatın şiirin neresinde durduğunu derinlemesini ele alarak yeni tartışmalar yaratacak cesur söylemleri de bünyesinde taşıyor. Derginin editörü Cenk Gündoğdu'nun 2000'li yılları etraflıca ele alan yazısıyla açılan Edebiyatta Üç Nokta yakın dönemin sanat, şiir, kültür ve edebiyatını anlamak isteyenler için önemli bir kaynak özelliğini de taşıyor...
Derginin editörü Cenk Gündoğdu "2000'ler: çok kapılı oda" başlıklı yazısında dönemin edebiyat ortamını değerlendiren yazında şöyle diyor: "Şairin tanınma, fark edilme, görünme arzusunun depreştiği dönemler 2000'li yıllara tesadüf etti. Dergilerin önemli bir kısmı, şair-yazarların fotoğraflarını yamacında taşıyan şiir ve röportajlarla açılıp kapanmaya başladı. Sanki, bu durumu hız kültürünün dayattığı 'unutulma korkusu' yönlendirdi. Ve teknolojik kolaylık olan internetin edebiyata 'müdahale'si bu yıllarda önemlidir. Son çeyrek yüzyılda hepimizin bir biçimde dahil olduğu internet ortamının getirdiği görece özgürlükle kontrol edilemeyen, denetimsiz, edebi değeri olmayan şiir ve edebiyat siteleri adeta mantar gibi çoğaldı. Herhangi bir edebi ehliyete sahip olunmadan kurulan ve yoğun trafiğe sahip bu sitelerde magazinel olan tarafların öne çıktığı, çıkarıldığı gözüküyor. Bu durum yaşadığımız görsel kültürün belirleyicilik, hızın getirdiği yüzeysellik, derinliksizlik ve daha çok da şiirin burada ikâmet eden okur/yazardaki karşılığıyla ilgilidir. Teknolojik erişilebilirlik yarar kadar zararı da önümüze koymuştur. '80'lerde başlayan siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel değişim '90'larda artık olma halini aldı. Bu yıllarda yeraltı edebiyatı, anarşist kültür, fanzin kültürü ifadeleri ortaya atılmış ve bu tanımlara ait olduğu söylenen ürünler dolaşıma girmiştir. Fotokopi dergiler, ilginç mahlas isimlerle ürünler, imzasız şiirler, ücretli ücretsiz dağıtılan ya da satılan dergiler '90'larda başlamış ve 2000'lerde yaygınlaşmıştır. 2010'a yaklaşırken bugün, internetin de etkisiyle aynı eğilimde bir artış göremiyoruz."
Edebiyatta Üç Nokta'da Yaprak Öz, Gökçenur C., Derya önder, Salih Aydemir, Hayriye Ersöz, Nigar Okyay ve Zeynep Köylü'nün de aralarında bulunduğu şairler şiirleriyle; Veysel Çolak, Tahir Abacı, Şeref Bilsel, Betül Tarıman, Ali K. Metin, Ayşe Düzkan döneme çeşitli açılardan bakan yazılarıyla; aralarında Nilay Özer, Betül Dünder, Ali Özgür Özkarcı, Eren Aysan, Atakan Yavuz, Özcan Erdoğan, Baki Ayhan T., Bünyamin K.'nın bulunduğu şairler de 2000'li yılları sorgulayan söyleşi yanıtlarıyla yer aldılar. Dergi dönem üzerine araştırma yapacak akademik personel ve 'yen' şiirin anlaşılması için iyi bir adres. Özellikle 2000'li yıllarda yazılan şiirin değişen hayat ve kültürel ortamla ilişkisini kavramak için iyi bir fırsat. Derginin eski sayılarına şair Özcan Erdoğan yönetimindeki www.siirpenceresi.com ve ikarosyayinlari.com internet sitelerinden ulaşılabilir. 26 Mart 2009 |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Alşah Blog'larında Ara...
• 24/3/2009 - V.Uluslararası İzmir Şiir Buluşması 20-22 Mart 2009 / Foto Albüm
Alşah Blog'larında Ara...
• 24/3/2009 - ŞİİRLE DOLU, ŞİİR GİBİ 3 GÜNÜN ARDINDAN / ALİ ŞAHİN






    
 ŞİİRLE DOLU, ŞİİR GİBİ 3 GÜNÜN ARDINDAN / ALİ ŞAHİN “Esirgemeyen ve Bağışlamayan Şiir’in adıyla…”diye başlanan buluşmada “Başlangıçta daima şairler vardı, başlangıçta daime şairler olacak…” diyen Attila İlhan’ın dediği gibi yine şairler vardı alanda. Düzyazı ustası Aziz Nesin’in deyişiyle, “her 3 kişiden 4 ünün şair olduğu” ülkemizde “şiirin başkenti” Güzel İzmir’de yine bir şiir etkinliğiyle başbaşayız. Evet, İzmirli bir etkinlik ama şairlerin doğum ve yaşadıkları yerlere şöyle bir göz atıldığında Arnavutluktan ülkenin en doğusuna geniş bir coğrafyaya yayıldığını hemen görmek olası etkinliğin kapsama alanının… Emeklilik işe yaradı doğrusu. 10 yıllardır taşrada çeşitli kültür sanat etkinliklerden uzak yaşamanın acısını çıkarmaya çalışırcasına etkinlik izliyorum. Bu alanda Konak Belediyesi imdadıma yetişiyor sağ olsun. Gün geçmiyor ki dolu dolu bir etkinlik olmasın. Bu yıl ağırlığını Balkan ülkelerinden gelen şairlerin oluşturduğu etkinlik Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Beyhan Özdemir'in “Balkanlar” konulu fotoğraf sergisiyle başladı. Konak Belediyesi, PEN Yazarlar Derneği ile Uluslararası 5. İzmir Şiir Buluşması’nı Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi Avni Anıl sahnesinde gerçekleştirdi 20–22 Mart 2009’da. 3gün 3 gece şiirle yatıp şiirle kalktık. Balkan ülkelerinin katılımı 40’dan fazla şairin buluştuğu etkinliğin açılış konuşmasını yapan Uluslararası PEN Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersel, ”Konak Belediyesi’nin beş yıldır düzenlediği şiir buluşmaları sayesinde iyi anılar edindik Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ kültür ve edebiyat alanındaki katkıları nedeniyle dünyaya örnek bir belediye başkanı oldu, Ondan olumlu enerjiler alıyoruz. Bu enerji büyüyerek devam edecektir” dedi. Ardından Uluslararası PEN Hırvatistan Merkezi Başkanı Zvonko Makovic kısa bir konuşma yaptı. Etkinliğe Kültür eski bakanlarından Suat Çağlayan, Konak Kaymakamı Ali Muhsin Nakiboğlu, Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ, Karşıyaka eski Belediye Başkanı Kemal Baysak, CHP Konak Belediye Başkan adayı Dr.Hakan Tartan, Uluslararası PEN Hırvatistan Merkezi Başkanı Zvonko Makovic, Gazeteci yazar Doğan Hızlan, şiir ve edebiyat dünyasının isimleri ile şiir severler katıldı. Konuşmasında İzmir’i şiirin başkenti yaptıklarını hatırlatan Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ, Öykü Günleri, Türkçe Günleri ve tiyatro etkinliklerinin ardın beşe yıldır Şiir Buluşmalarını uluslararası boyutta gerçekleştirdiklerini anlattı. Başkan Tunçağ,” Uluslararası etkinlik olarak şiir buluşmaları tüm bunları kucakladı. Katılan şairleri gördük ki, resim, müze, sinema ve diğer sanat dalları ile çok ilgililer. Geçen yıl Latin Amerika ülkelerinden gelen şairler ile birlikte olduk. Bu yıl da Balkan ülkelerinden gelen şairleri konuk ediyoruz. Gelecek yıl ise Afrika, Filistin veya Orta Doğu ülkelerinden şairlerin ağırlanması düşünülüyor. Sıcak ilişkilerimiz şimdiden doğdu. Barış için şiiri araç olarak kullanıp daha ileri bir noktaya geldik, her yere yaymaya çalıştık. Artık okullarda öğrenciler bizim yaptıklarımızı örnek alarak şiir ve edebiyat günleri düzenliyor” dedi. Beşinci Uluslararası İzmir Şiir Buluşması’na şair ve edebiyatçı kimliği ile de bilinen CHP Konak Belediye Başkan adayı Dr.Hakan Tartan da konuk olarak katıldı Dr. Tartan yaptığı konuşmada “Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ’ın Konak’ı sanatın edebiyatın merkezi yapma yolundaki çabalarını biliyorum. İzmir’de göreve geldiği günden itibaren yakışan katkılar koydu. Gelecek yıllarda Şiir Buluşmaları’nı başkanımızın çizdiği yolda devam ettireceğiz. Tunçağ’ı taçlandıracak bir düşüncemiz de var; bütün Türkiye’den sevgi yansımaları bulan Şiir Müzesi projesini gerçekleştirmektir” dedi. 2009 PEN Şiir Büyük Ödülü’nü kazanan Kemal Özer’in Dünya Şiir Günü bildirisi Hidayet Karakuş tarafından okundu: “Bir yüzleşme günündeyiz yine./ Yine şiire bakıyoruz. Yine şiir ne işe yarar diyenlerle göz göze gelerek./ Sesimizde yankılanan yine öncelikli bir soru: Hangi niteliklerle yüz yüze getirir bizi şiir? Sayabiliriz o niteliklerin birkaçını hemen: Yaratıcı eyleme merak, dönüşü olmayana cesaret, sıradana açılan savaş, emeğe gösterilen saygı, duyarlığa tanınan özgürlük, tasarlananı genişleten ufuk... / Şöyle diyebiliriz örneğin:“Çin Seddi bittiği akşam duvarcılar nereye gittiler?” diye soran meraktır şiir./ Kralı çıplak gördüğünde korkağın söyleyemediği cesur sözdür./ Sıradanın yavanlığına başkaldıran çeşitlilik, emeği hor görene indirilen tokattır./ Duyarlığı sınırlı tutanın karşısına yeni bir dil ile, tasarlananı güdük bırakanın karşısına yeni bir dünya ile çıkandır./ (…) / Eylemini kendisi kalarak gerçekleştirmeyi, öfkesini sözcüklere bürüyerek biriktirmeyi, sözünü çoğu kez yalın söylemeyi yeğlese de, onlarla kıyıcının, zorbanın, işgalcinin ve suskunluğun üstüne yürürken yalınayak değildir./ Çıkarıp kafalarına fırlatacağı bir ayakkabısı her zaman vardır.” (Kemal Özer) Ardından, Sezai Sarıoğlu’nun şiir dinletisi, Zvonko Makovic, A.Nevzar Karahan, Gülsüm Cengiz ve İvan Gadjanski’nin şiir okumalarının yanı sıra; Suat Çelebi, Fahri Özdemir, Raşit Çavaş, Biba İsmail ve Namık Kuyumcu şiir yayımlama ve şiir yayıncılığının sorunlarını tartışarak çözümlerini konuştular. Bu yıl şiir buluşmasının onur konuğu şair Ahmet Oktay seçildi, Oktay’ın yaptığı kısa konuşmanın ardından, ‘Ahmet Oktay Şiirleri’ başlıklı söyleşiye Doğan Hızlan ve Ahmet Bozkurt konuşmacı olarak katıldı. Şiir buluşmalarının birinci günü öğleden sonraki bölümünde Ayten Mutlu, Çoşkun Şimşekli, Anton Baev, Mazhar Alphan ve Sezai Sarıoğlu şiirlerini okudu. Akşam bölümünde ise dillerin kültürlerin şiir kardeşliği konulu söyleşiye Argon Tufa, Hacı Sabanı (Rahatsızlığı nedeniyle katılamamıştı), Lal Laleş, Selim Temo ve Goran Djrodevic katıldı Buluşmanın birinci günü, Ünal Ersözlü, Biba İsmail, Halim Yazıcı, Ahmet Günbaş ve Uluer Aydoğdu’nun şiir okumalarıyla tamamlandı. *** 2. Gün Üçyol’da bulunan 322. sokağa İzmirli şair “Mevlut Kaplan” adının verilmesinden sonra İZDOB’un katkısıyla gerçekleeşen Mini Konser/Şan Resitali (Soprano: Filiz Güneş, Bariton: Ercan Uğur, Bas: Umut Tarık Akça, Piyano: Tuğçe Özay Tekin) ile başladı. Lal Laleş, Namık Kuyumcu, Hasan Öztoprak, Hacı Sabani (Karadag ) , Derya Önder’in Şiir Okumalarının ardından Hayri K. Yetik, Doç. Dr. Hüseyin Yaltırık, Tevfik Taş, Anton Baev (Bulgaristan)!in konuşmacı olarak katıldığı ”Anadolu‘dan Balkanlara Bedrettini Bellek ve Şiirleri” Söyleşisi büyük ilgi gördü. Kısa bir aradan sonra gerçekleşen günün iknci oturumunun ilk bölümünde Selim Temo, Nahit Kayabaşı, Gülsüm Cengiz, Biba İsmail, Agron Tufa, Goran Djordevic ( Sırbistan) Şiir Okumalarından sonra İsmail Mert Başat, Hasan Öztoprak, Yücel Kayıran, İvan Gadjanski’nin katıldığı “Küresel Kriz ve Muhalif Şiir” konulu söyleşi yapıldı. İzleyicilerden muhalif şiir kavramı tepki gördü, şiirin muhalifi olmaz “başkaldıran şiir” denmesi gerekirdi denildi. Akşam bölümünde ise Ataol Behramoğlu’nun “Çankaya Belediyesi ve Ankara Aydınlığı Girişimi 2009 Oğuz Tansel Şiir Ödülü” törenine gitmesi; Hacı Sabani’nin rahatsızlığı nedenleriyle katılamadığı oturum, Zvonko Makovic, Anton Baev, Agron Tufa, Goran Djordevic, İvan Gadjansk, Biba İsmail “Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir” Söyleşi ve Şiir Okumaları ile tamamlandı. Hem anadilinde hem Türkçe ile şiirler yazan Biba İsmail, tüm oturumlarda şiirlerini Türkçe olarak okuması ile dikkati çekti.
*** İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin katkılarıyla gerçekleştirilen mini konserle Bir “Mini Konser” inin ardından başlayan 3. Gün etkinlikleri; Nahit Kayabaşı, Anton Baev, Ataol Behramoğlu, İvan Gadjanski, Tevfik Taş, Goran Djordevic (Ataol Behramoğlunun daveti ile oturuma katıldı)’in Şiir Okumaları ile sürdü. Şadan Gökovalı, Erdal Alova, Halim Yazıcı, Zvonko Makovic katıldığı “Ege‘nin Antik Şiiri” konulu Söyleşi ile kısa bir aranın ardından Hüseyin Peker, Agron Tufa, Hacı Sabani (Katılamadı), Mansur Balcı, Goran Djordevic ( Sırbistan), Lidia Cherieliuc Paçalı’nın Şiir Okumaları ile devam etti. (1992de bir Türk ile evlenen Lidia, hiçbir Türkçe kelime bilmeden, hiçbir eğitim almadan tamamen kendi çabalarıyla öğrenmiş. Türkçe olarak şiirler yazarak iki Türkçe, bir Romence kitap yayınlamış. Halen İzmir’de yaşamını sürdüren şairin Türkçe olarak okuduğu şiirler, izleyenlere Romence’sini merak ettirdi ve Lidya, istek üzerine kendi anadilinde bir şiirini daha seslendirdi.)
Yrd. Dr. Şerife Yalçınkaya, Asuman Susam, Gülsüm Cengiz, Derya Önder, Ayten Mutlu ”Şiir ve Dilin Cinsiyeti” Söyleşisi oldukça büyük ilgi konusu oldu. Oturumda neden sadece 5 kadın şair, ya da şair kadının yer aldığı (biri araştırmacı-yazar) tartışıldı. Her zaman olduğu gibi yine neden erkek şair için “erkek şair” denmiyor da tıkanıldı. O an zihnimden geçen bizdeki “Şaire” kavramı gibi Şairin dişiline bir ad verilip verilmediğini sormak istedim ama hafif kalacağı düşüncesiyle vazgeçtim. Dikkatimi çeken yukarıda zikrettiğim tamlamalar üzerine yoğunlaşan konuşmacılar ve söz alan izleyiciler “Şaire” sözüne teğet bile geçmediler… Günün son oturumu Erdal Alova, Can Ceylan, Tahsin Şmşek, H.İbrahim Özbay, Ataol Behramoğlu’nun katıldığı Şiir Okuma etkinliğiydi. Behramoğlu bir önceki gün katılamadığı konuyu da telafi etti dolaylı yoldan. Şiir ve okumaları ile izleyicinin dikkat ve ilgisini sıcak tutmayı başardı konuşmacılar.. Günün yorgunluğunu attırdılar desek yeriydi. Ama her güzel şey gibi bu da bitmişti ve şiir kitaplarımızla baş başa kalmıştık yine. Bu arada sunucu "Dile duyarlı, insana duyarlı, yaşamanın anlamını dilin gücünde bulan Arı Türkçeye bel bağlamış kişilerin yolunu her zaman ışıklayan bir Eğitimci, Yazar, Gazeteci" Dil derneğinin İzmir Temsilcisi Yunus Bekir Yurdakul’un da Türkçe ve İngilizcesi ile yaptığı işin hakkını vermesi nedeniyle kutlanması gerektiğini söylemeden geçemeyeceğim.
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Alşah Blog'larında Ara...
• 21/3/2009 - V.Uluslararası İzmir Şiir Buluşması 20-22 Mart 2009 / (PEN-Konak Belediyesi)


 Şiirin başkenti İzmir
Konak Belediyesi'nin Pen Yazarlar Derneği ile birlikte düzenlediği 5. Uluslararası İzmir Şiir Buluşması Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi Avni Anıl Sahnesi'nde başladı. Balkan ülkelerinin katılımıyla 40'dan fazla şairin buluştuğu etkinliğin açılış konuşmasını yapan Uluslararası PEN Yazarlar Derneği Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersel, "Konak Belediyesi'nin beş yıldır düzenlediği şiir buluşmaları sayesinde iyi anılar edindik. Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ, kültür ve edebiyat alanındaki katkıları nedeniyle dünyaya örnek bir belediye başkanı oldu. Ondan olumlu enerjiler alıyoruz. Bu enerji büyüyerek devam edecektir" dedi.
Fotoğraf sergisiyle açıldı Bu yıl ağırlığını Balkan ülkelerinden gelen şairlerin oluşturduğu etkinlik Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel SAnatlar Fakültesi Fotoğraf Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Beyhan Özdemir'in Balkanlar konulu fotoğraf sergisiyle başladı. Etkinliğe Kültür eski bakanlarından Suat Çağlayan, Konak Kaymakamı Ali Muhsin Nakiboğlu, Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ, Karşıyaka eski Belediye Başkanı Kemal Baysak, CHP Konak Belediye Başkan adayı Dr. Hakan Tartan, Uluslararası PEN Hırvatistan Merkezi Başkanı Zvonko Makovic, Gazeteci yazar Doğan Hızlan, şiir ve edebiyat dünyasının isimleri ile şiir severler katıldı.
İzmir'i şiirin başkenti yaptık Konuşmasında İzmir'i şiirin başkenti yaptıklarını hatırlatan Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ, Öykü Günleri, Türkçe Günleri ve tiyatro etkinliklerinin ardından beş yıldır Şiir Buluşmaları'nı uluslararası boyutta gerçekleştirdiklerini anlattı. Başkan Tunçağ, "Geçen yıl Latin Amerika ülkelerinden gelen şairler ile birlikte olduk. Bu yıl da Balkan ülkelerinden gelen şairleri konuk ediyoruz. Gelecek yıl ise Afrika, Filistin veya Orta Doğu ülkelerinden şairlerin ağırlanması düşünülüyor"dedi
Tartan'dan şiir müzesi Beşinci Uluslararası İzmir Şiir Buluşması'na şair ve edebiyatçı kimliği ile de bilinen CHP Konak Belediye Başkan adayı Hakan Tartan da katıldı. Tartan yaptığı konuşmada "Gelecek yıllarda Şiir Buluşmaları'nı başkanımızın çizdiği yolda devam ettireceğiz. Tunçağ'ı taçlandıracak bir düşüncemiz de var; bütün Türkiye'den sevgi yansımaları bulan Şiir Müzesi projesini gerçekleştirmektir" dedi. Yeni Asır; 21-Mart-2009 Cumartesi 
Dünya şairleri bugün İzmir’de buluşuyor
Doğan HIZLAN dhizlan@hurriyet.com.tr
DÜNYA şairleri bugünden itibaren üç gün boyunca İzmir’de şiirden söz edecekler, şiirlerini okuyacaklar.
Konak Belediyesi/PEN Yazarlar Derneği İzmir 5. Uluslararası Şiir Buluşması bugün saat 12.00’de Beyhan Özdemir’in Balkanlar başlıklı fotoğraf sergisiyle başlıyor.
Açılış konuşmalarını, İzmir Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ, Uluslararası PEN Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersel, Uluslararası PEN Hırvatistan Merkezi Başkanı Zvonko Makovic yapacak.
Sırbistan, Makedonya, Bulgaristan, Arnavutluk, Karadağ, Hırvatistan’dan gelen şairler şiirlerini okuyacaklar.
Hidayet Karakuş, Dünya Şiir Günü Bildirisi’ni okuyacak.
Buluşma’nın onur konuğu Ahmet Oktay.
Buluşma’ya kırka yakın Türk şairi, yayıncısı, eleştirmeni, yazarı katılacak. Adı geçen ülkelerden gelen şairlerin sayısı da on beşi buluyor.
Şiir okumaları, buluşmaların en ilgi çekici bölümüdür bence. Değişik dillerdeki şiirselliği duymak, şiirin geniş ses arazisini fetheder.
* * *
TARTIŞMA, konuşma konularından birkaçı, bizim şiirimizin geniş ülke coğrafyasındaki yerini, etkileme alanını sergilemesi yönünden ilgi çekici.
Şiir kitaplarının yayını belki mümkün oluyor ama satışlarının miktarı şiir yayıncılığının geleceğini tehlikeye sokuyor.
Geçenlerde bir yayıncı dostum, genç bir şairin kitabından yüz tane bile satamadığını söylüyordu.
Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları sempozyumu, şairleri de, yayıncıları da, şiir okurlarını da ilgilendiriyor.
Diğer tartışma konu başlıkları da izlenmeye değer.
Anadolu’dan Balkanlar’a Bedrettin Şiirleri, Küresel Kriz ve Muhalif Şiir, Atilla Josef’ten Názım Hikmet’e Balkan Şiiri, Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği.
Yerel yönetimlerin sanata, kültüre, edebiyata özel değer vermesini her zaman anımsatmalıyız.
Çünkü şiir en kırılgan türdür, yazanı çok okuyanı azdır bizim ülkemizde.
Şiir kitaplarının baskısı yüze kadar düştü. Bu sayı bile dağıtıldığında sonuç şiir adına üzücü.
Yalnız bu tür şiir buluşmalarının iz bırakmasını dilerim.
Şiirin çökmesi, ruhun, imgenin de yok olması demektir.
Hepimiz şiirin yücelmesi için çabalamalıyız.
* * *
ŞİİR buluşmasında şairler buna da çözüm bulabilmek için bir araya gelmeli.
Hürriyet, 20 Mart 2009

Şiir, “Kral çıplak!” demektir...
20 Mart Cuma 2009 Aslında bu yazının tamamı bu yıl 5’incisi düzenlenen Uluslararası İzmir Şiir Buluşması’na ayrılacaktı. Taa ki önceki akşam gidilen İzmir Senfoni Orkestrası’nın 18 Mart Şehitler Günü Anma ve Çanakkale Zaferi Özel Konseri’ne kadar... Adnan Saygun Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki konserde orkestrayı Erol Erdinç yönetti. Muammer Sun’un “Üç Destan” eserinin yorumlandığı gecede Rüştü Asyalı ve Hülya Savaş anlatıcı görevini üstlendi. Güzeldi, ama ortak yorum: “Biraz ruhsuzdu” Ancak bundan da önemlisi merkezle ilgili Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na hatırlatmak istediklerim var benim! Türkiye’nin en önemli konser ve sanat mekanlarından biri olduğu söylenen merkezde su bile bulmak imkansız. Merkezde kafeterya var da biz mi göremedik? Bir de salon çıkışlarındaki “EXIT” yazısı tepki çekiyor. Hatırlatayım istedim... * * * Konak Belediyesi’nin Pen Yazarlar Derneği ile birlikte düzenlediği 5. Uluslararası İzmir Şiir Buluşması’na gelince. Bugün başlayan şiir günleri, 22 Mart akşamına kadar sürecek. Etkinliğin bu yılki ağırlığını Balkan ülkelerinden gelen şairler oluşturuyor. Bu yıl şiir buluşmasının onur konuğu Şair Ahmet Oktay seçilirken, 2009 PEN Şiir Büyük Ödülü’nü kazanan Kemal Özer’in Dünya Şiir Günü bildirisi Hidayet Karakuş tarafından okunacak. Bu kara günlerde belki içinizi açar diye Kemal Özer’in Dünya Şiir Günü Bildirisi’ni okuyun istedim ben de! * * * Yalın sözü yeğlese de yalınayak değildir şiir! Bir yüzleşme günündeyiz yine. Yine şiire bakıyoruz. Yine şiir ne işe yarar diyenlerle göz göze gelerek. Sesimizde yankılanan yine öncelikli bir soru: Hangi niteliklerle yüz yüze getirir bizi şiir? Sayabiliriz o niteliklerin birkaçını hemen: Yaratıcı eyleme merak, dönüşü olmayana cesaret, sıradana açılan savaş, emeğe gösterilen saygı, duyarlılığa tanınan özgürlük, tasarlananı genişleten ufuk... Şöyle diyebiliriz örneğin: “Çin Seddi bittiği akşam duvarcılar nereye gittiler?” diye soran meraktır şiir. Kralı çıplak gördüğünde korkağın söyleyemediği cesur sözdür. Sıradanın yavanlığına başkaldıran çeşitlilik, emeği hor görene indirilen tokattır. Duyarlılığı sınırlı tutanın karşısına yeni bir dil ile, tasarlananı güdük bırakanın karşısına yeni bir dünya ile çıkandır. Neruda’nın dediğini bir kez daha yineleyebiliriz öyleyse: Yedi canlıdır şiir. Bunca sömürü ve yoksulluğun insana yaşamı dar ettiği, işkence ve savaşlarla bunca zulmün, zorbalığın, kıyımın yeryüzünü kana boğduğu günlerde şiirin payına da canından olanların acısı düşer, soluğunun önüne birtakım engeller dikilir. Ama her keresinde yeniden canlanacaktır o, yüzleşmek için ayağa yeniden kalkacaktır. Her yüzleşme gününde kıyıcıya, zorbaya, işgalciye karşı diyeceği bir söz, yapacağı bir eylem, her yüzleşme gününde suskun kalanlara, boyun eğenlere karşı dolaşıma çıkaracağı bir öfke vardır çünkü. Eylemini kendisi kalarak gerçekleştirmeyi, öfkesini sözcüklere bürüyerek biriktirmeyi, sözünü çoğu kez yalın söylemeyi yeğlese de, onlarla kıyıcının, zorbanın, işgalcinin ve suskunluğun üstüne yürürken yalınayak değildir. Çıkarıp kafalarına fırlatacağı bir ayakkabısı her zaman vardır.
 |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Alşah Blog'larında Ara...
• 19/3/2009 - Birkaç Şiiriyle Sevda Zeynep Karadağ
ADAK
I geceyi aralık bırakın birazdan öleceğim benim içindir şehirler cadı kazanı her sokak ve şu çenesi düşük evler
cümle aleme ibret için sözün zinasında basıldım renkli beyaz demeden bir güzel kaynadım toplanıp gitti odalar ardında kirli duvarlar bırakarak
II babama göre eksik eteğim çingene pembesi fırfırlı anama göre sevmeli bir heykeli-ölesiye- içkisi yok kumarı yok kocamalı bir yastıkda taştan huzur oymalı
aşk dediğin nedir ki zaten bir kaç kuru öpüş bir kaç ayıp söz -heykeller yalan söylemez madem-
III kötü bir kadın olmanın en kolay yoluydu belki ciğerlerimde bekleşen şu yerli tütün telaşı ve sefil bir kirlinin günahkar adanmışlığı
vaktiyle dediydi bir dost-vefalı- sakla günahlarını boya yüzünü sofraya öyle otur
IV biraz pudra biraz allık şuraya bir ben alnıma bir tutam perçem -maaş alınca ilk iş röfleyi siyaha boyatmalı-
baktı beğendi ayna bütün lekelerim kapandı çok güzel oldum çok da ahlaklı önümde dize geldi kapılar mana tamamlandı
V şekilsiz şekil küflü dal geçmişi anımsatan işgüzar şarkılar -kapattım- münasebetsiz bir yığın fotograf -yaktım- ve tövbe etti kirpiğimin ucunda ziyan durup son kez aynaya baktım
her yolun sonu kadına biçilmiş infaz dinledim babamın dili paslı giyotin yeniden yeniden yeniden kanatarak anlattı
VI sustum sustum sustum da boğuldum hünerliydi anamın su yoğuran elleri sabrıyla bana bir ben daha doğurdu
gece yağan kar gibiydi zaman sessiz ve hilekar öl dediler öldüm sol elimde araf ince dar yirmiiki ayar
VII dilime kefen dilime mühür bileklerime burma kelepçe günah yiyen açlığıma beşi bir yerdeler çok zenginim şimdi söyleyin o da ölsün
"gamzedeyim deva bulmam"
kim demiş çok üzgün çok mutsuzum zaten hiç sevmedim çoktan unuttum ben onu - şarkı mı ? - öylesine dilime dolandı
VIII kadındım bir adama oğul ağacından adak bir keresinde başka bir heykeli öptüydüm adağı hiçe sayarak
babalar kocalar kocaman yasak aşklar gün ortası ay vaktiyim geç kalınmış cenaze
birazdan öleceğim geceyi aralık bırakın
Sevda Zeynep Karadağ CAMDAN MASAL tozlu bir yoldan şehre dönmekte evler kapılarında yükü dünyanın kırk yamalı yalancıdır bahar solmuş çiçekleriyle her öğün sofra bezinde açar çelimsiz müritlerdir çocuklar duvar dibi sararmış eşyaların kuru ekmeğe secde eden inançları tastamam adamlar döner çeyrek adalardan yüzlerinde kırık halka izleri tek yaşam belirtisi sürünen eksik adımlar biri çakı bulmuş çingene sevinci öfkesi eşikten atlar ötekinin kiminin küflüdür zikirleri fikirsiz dervişler gibi ağızlarında şükürlü sakız korkudan nasiplenir zaman gözlerde arpacık henüz çipil umut oyalı mendildir her evin sandığında kendine zimmetli nemden sızlayan yataklarda boğaza bakan düşler görülür en çok her sabah erguvan kokusu karşıdan iki yakası bir araya gelir o vakit şehrin camdan bir masalda kaybolmuş gibidir kadınlar sırtlarında yedi tepeli hürmüz denizden yıldız toplanır evde kalmış kızlara çeyiz hayat hep aynı yokuşta kendini yorar kuşlar siyaha çalar yoklar hep aynı avluda bir akşam namazı zaman geri sayar akrebi pazar cuma cumartesi üç iki bir gibi Sevda Zeynep Karadağ Kar Davası sivas'ın yollarına aynanın anlattığıdır
çıkıp gelmişiz pusudan hepimiz ağacız o vakit çam çınar söğüdüz salkımsız yürüdük azalan orman değil bir parça zaman avuçlarımızda bir parçacık ar
gelmeler gitmeler usulca eksilen kelimeler tarifsiz içimi burkan sona yanmalar hem herkesin dilinde bir telaş yüzümüz foyası dökülen duvar
canhıraş boşlukta çırayız her şey oyuna dahil kusursuz ve asırlardır oynanan eski bir temmuz ayazı isli bir şehirden dönüyor kandan adam yapan çocuklar yeni bir sevda kazımalı şimdi her sokak başına beyaz
külün bildiğidir yüzün kızardığı
hayat dediğin ikircikli tavırmış ne tuhaf ölümden öte köymüş mühür bozulsun belki bir şiir daha üşür dağılıp tutuşmuş mevsiminden eskikitaplar arasında tütsüdür belki rengini böyle düşürür gül başlar yaz ortasında korkak bir kardavası elinde çakmak piyondur tekbir dizeler yarıya çekilir
katil evin kedisidir hepimizin bildiği şimdi bütün gemileri tek tek...
Sevda Zeynep Karadağ Koridor dergisi Telvin kapayınca şehir ışıklarını dizinde yorgun evler uyutup esmerdir usulca çekilir gecenin sürgüsü yarım kalan bir dudak kendine bükülür sen şeytana uyarsın uluorta ben sana yürürüm arınmış adımlarımla güpegündüz kör olur gözünden düşeriz dünyanın anlık bir ölümü bölüşür iki ruh bir beden aşk karanlık bir sokağın çatı katı ve uzak kadınlar derininde kırılır aynalarım
suretim hiçlik hevesim yüzümden düşen bin parça
su deniz olur deniz somurtkan bir adam sabaha karşı iki sefil dize düşer gizli bahçemdeki nar ağacından tanelerini toplarım bir adam bir adam daha... iğne deliğinde süzülen ışık ilk harf ressamın dilinde telvin başı önde günahlar gibi kara bir tendir hibe edilir arınsın diye nar lekeli kadınlar
başımız yağmur kuşları başımız nemli bir masal hiç inanmadığımız adını ben koyarım renkler ve sen barışır
su boğulur ve beden ve hürmüz ve ehrimen
Sevda Zeynep Karadağ Taflan dergisi. Temmuz İhtimali anneme söyleyemediklerim
baharmış silmek istiyorum anne boşluğuma açılan şu komşu pencereleri girmeseler çiçeğe durmuş ıhlamurla arama korkuluğuma kuşlar yuvalansalar
kapımda sahipsiz ne çok kilit balkonda üşüyen bu kedi kimin küskünlüğüm kendime anne dolaşıyorum içimde sahaflar okunmuş hayatlar alıyorum seni anımsadıkça gelişigüzel raflara diziyorum en üstte anası gorki’nin yanında benimkisi
aynada siyah beyaz bir film filmde birkaç tane ben bölünüyor bendeki yüzler sırlarım sızıyor küplerimden başrolde kelepirciler esas oğlan bizi terk etmiş boş çelenkleriyle bir eskici dükkan açıyor ortasında yüzümün ben tükenip azaldıkça ucuz aşklar satıyor hepsi az kullanılmış temiz taşralı anılar takas ettim anne üç beş şehirli mandala burada mandallar renkli
baharmış temmuz ihtimaline yağmur topluyorum anne gizlemekten yorgunum aşk sandığım ne varsa uyanmadan akşamdan kalma şehir kalkıp çitilesem diyorum sokak başını belki bu sabah gelirsin anne kenarı sökük terlik seslerinle yalnızca bir sezgi: sen dağınıklığı sevmezsin Sevda Zeynep Karadağ |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Alşah Blog'larında Ara...
• 19/3/2009 - Aynalı Düşler Çarşısı / Sevda Zeynep Karadağ

Sevda Zeynep KARADAĞ 20 Haziran 1970 doğumlu. İlk orta ve lise öğrenimini Anadolu'nun farklı kentlerinde, yüksek öğrenimini Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Eskişehir Üniversitesinde tamamladı. İlk şiiri 2006 da Bireylikler dergisinde yayınlandı. Diğer şiirleri; Taflan, Kıyı, Kar Sanat, Yazılıkaya, Çağdaş Günce, Denizsuyukasesi, Şiiri Özlüyorum, Koridor, Alaz dergilerinde, kitap tanıtım yazıları; Cumhuriyet Kitap ve Radikal Kitap ekinde yer aldı. 2008 Arkadaş Z. ÖZGER şiir ödülleri kapsamında seçici kurul tarafından adının anılmasına karar verildi. Halen resmi bir sağlık kuruluşunun biyokimya bölümünde görev yapmaktadır. Aynalı Düşler Çarşısı/ Sevda Zeynep Karadağ/ Hayal Yayınları/ 94 s. 'Ovmakla silemezsin koynumdaki yazıyı/ kırk kilit vurulmuş kırklar kapısından döndüm/ her harfi çıkartıp koydum sofrana misafir/ al onlardan bir masal yaz/ bir tas şaraba değiş gözlerimin nazını / belki yeni baştan yaşanır Midyat'ta ayıp bir aşk/ sedef kakmalı kalpler çekilir karşılıksız /hiç sebep yokken durup aynaya bakılır belki/ -oradayız- dışımız rahatlanır.' Sevda Zeynep Karadağ, 'Aynalı Düşler Çarşısı'yla okuyucuyla buluşuyor. (CK 05.02.2009) Açıklama ;
ovmakla silemezsin koynumdaki yazıyı kırk kilit vurulmuş kırklar kapısından döndüm her harfi çıkartıp koydum sofrana misafir al onlardan bana bir masal yaz bir tas şaraba değiş gözlerimin nazını belki yeni baştan yaşanır midyat’ta ayıp bir aşk sedef kakmalı kalpler çekilir karşılıksız hiç sebep yokken durup aynaya bakılır belki -ordayız- dışımız rahatlanır İçindekiler yağmurdu yankısıydı eski bir eylülün sesinde bölünüp suyunda azaldığım yaralı göz / 7 kar davası /15 kırık ney / 18 düş name / 20 gülnar /24 :dipsiz not /27 tek nüsha / 30 husumet/ 33 Hüznüyusuf / 34 adak /37 şiir / 43 telvin / 44 hercai / 46 iki zehir arası / 48 delikız ağıdı / 50 can yamğı / 52 kaç üzüm tanesi kadar yaşanırdı ömür kaç sarı yoldu yasaklandı yine ayna kırığı dağbozumundan evvel dün ortası / 57 kuytu /60 narından ayrı tane / 62 düş kapam / 64 tuhaf haller / 68 rama / 70 akasya ritmi / 72 temmuz ihtimali /74 misafir /76 kalbe son öğüt / 78 bahane /81 Laçin /82 ay ve nar /84 bir kaşık deniz / 86 failim aşk / 89 camdan masal / 90 yağmur / 93

|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Alşah Blog'larında Ara...
• 19/3/2009 - İzmir'de ‘21 Mart Dünya Şiir Günü’
 Dünyada olduğu gibi ülkemizde de ‘21 Mart Dünya Şiir Günü’ çeşitli etkinliklerle kutlanıyor
Şiirin günü geliyor... © Türkiye Yazarlar Sendikası’nın 21 Mart Dünya Şiir Günü kutlaması Cumartesi günü, saat 12.00’de Tünel’de başlayacak. Kültür Servisi - Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de ‘21 Mart Dünya Şiir Günü’, çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Konak Belediyesi’nin PEN Yazarlar Derneği’yle birlikte düzenlediği 5. Uluslararası İzmir Şiir Buluşması, 20-22 Mart tarihleri arasında Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi’nde yapılacak. Etkinlik yarın saat 12.00’de İzmir Konak Belediye Başkanı A. Muzaffer Tunçağ, Uluslararası PEN Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersel ve Uluslararası PEN Hırvatistan Merkezi Başkanı Zvonko Makovic’in konuşmalarıyla başlayacak. Açılış konuşmalarının ardından Hidayet Karakuş Dünya Şiir Günü Bildirisi’ni okuyacak. Ardından 5. Uluslararası Şiir Buluşması’nın onur konuğu olan Ahmet Oktay adına bir sunum yapılacak. ‘Ahmet Oktay Şiirleri’ başlıklı söyleşiye Doğan Hızlan ve Ahmet Bozkurt konuşmacı olarak katılacak. İzmir Şiir Buluşması’nda ‘Dillerin, Kültürlerin Şiir Kardeşliği’, ‘Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları’, ‘Anadolu’dan Balkanlar’a Bedreddini Bellek ve Şiirleri’ , ‘Küresel Kriz ve Muhalif Şiir’, ‘Atilla Jozsef’ten Nâzım Hikmet’e Balkanlar’da Şiir’, ‘Ege’nin Antik Şiiri’ ‘Şiirin ve Dilin Cinsiyeti’ konulu söyleşiler, Gülsüm Cengiz, İvan Gadjanski, A. Neyzar Karahan, Zvonko Makovic, Mazhar Alphan, Anton Baev, Ayten Mutlu, Sezai Sarıoğlu, Coşkun Şimşekli, Uluer Aydoğdu, Ünal Ersözlü, Ahmet Günbaş, Biba İsmail, Halim Yazıcı, Namık Kuyumcu, Lal Ateş, Derya Önder, Hasan Öztoprak, Haxhi Shabani, Goran Djordevic, Nahit Kayabaşı, Selim Temo, Agron Tufa, Ataol Behramoğlu, Tevfik Taş, Mansur Balcı, Lidia Cherieliuc, Hüseyin Peker, Erdal Alova, Can Ceylan, H. İbrahim Özbay, Tahsin Şimşek’in şiir okumaları yer alacak. Yrd. Doç. Dr. Beyhan Özdemir’in ‘Balkanlar’ fotoğraf sergisinin de izleyiciyle buluşacağı İzmir Şiir Buluşması’nda Küba Ankara Büyükelçisi Ernesto Gomez Abascal da ‘Havana’da Türk Tutkusu 1898’ adlı kitabını imzalayacak. Yalın sözü yeğlese de yalınayak değildir şiir Bir yüzleşme günündeyiz yine. Yine şiire bakıyoruz. Yine şiir ne işe yarar diyenlerle göz göze gelerek. Sesimizde yankılanan yine öncelikli bir soru: Hangi niteliklerle yüz yüze getirir bizi şiir? Sayabiliriz o niteliklerin birkaçını hemen: Yaratıcı eyleme merak, dönüşü olmayana cesaret, sıradana açılan savaş, emeğe gösterilen saygı, duyarlığa tanınan özgürlük, tasarlananı genişleten ufuk... Şöyle diyebiliriz örneğin: “Çin Seddi bittiği akşam duvarcılar nereye gittiler?” diye soran meraktır şiir. Kralı çıplak gördüğünde korkağın söyleyemediği cesur sözdür. Sıradanın yavanlığına başkaldıran çeşitlilik, emeği hor görene indirilen tokattır. Duyarlığı sınırlı tutanın karşısına yeni bir dil ile, tasarlananı güdük bırakanın karşısına yeni bir dünya ile çıkandır. Neruda’nın dediğini bir kez daha yineleyebiliriz öyleyse: Yedi canlıdır şiir. Bunca sömürü ve yoksulluğun insana yaşamı dar ettiği, işkence ve savaşlarla bunca zulmün, zorbalığın, kıyımın yeryüzünü kana boğduğu günlerde şiirin payına da canından olanların acısı düşer, soluğunun önüne birtakım engeller dikilir. Ama her keresinde yeniden canlanacaktır o, yüzleşmek için ayağa yeniden kalkacaktır. Her yüzleşme gününde kıyıcıya, zorbaya, işgalciye karşı diyeceği bir söz, yapacağı bir eylem, her yüzleşme gününde suskun kalanlara, boyun eğenlere karşı dolaşıma çıkaracağı bir öfke vardır çünkü. Eylemini kendisi kalarak gerçekleştirmeyi, öfkesini sözcüklere bürüyerek biriktirmeyi, sözünü çoğu kez yalın söylemeyi yeğlese de, onlarla kıyıcının, zorbanın, işgalcinin ve suskunluğun üstüne yürürken yalınayak değildir. Çıkarıp kafalarına fırlatacağı bir ayakkabısı her zaman vardır. Kemal Özer İSTANBUL’DA DÜNYA ŞİİR GÜNÜ Türkiye Yazarlar Sendikası’nın (TYS), 21 Mart Dünya Şiir Günü 21 Mart Cumartesi günü, saat 12.00’de Tünel’de başlayacak. Etkinliği 2009 PEN Şiir Ödülü’nü alan şair Kemal Özer’in kaleme aldığı bu yılki Dünya Şiir Günü Bildirisi okunduktan sonra Tiyatro Fabrikası, usta şairlerin şiirlerinden oluşan “Şiir Tiyatrosu”nu sunacak. Daha sonra şairler, şiir kitapları dağıtarak Taksim’e yürüyecek ve oradan da Maçka’daki Şairler Parkı’na gidilecek. Beşiktaş Belediyesi ile ortaklaşa düzenlenen buradaki etkinlikte, Tiyatro Fabrikası, ikinci gösterisini sunacak ve şairler şiirlerini okuyacak. TYS, saat 19.00’da ise Barış Radyo’nun konuğu olacak.
Cumhuriyet, 19.03.2009
2009 İZMİR ŞİİR BULUŞMASI ADLAR DİZİNİ ETKİNLİK ZAMAN SIRASI Yrd.Doç.Dr.Beyhan ÖZDEMİR ( “Balkanlar” Fotoğraf Sergisi) A. Muzaffer Tunçağ (İzmir Konak Belediye Başkanı) Tarık GÜNERSEL Uluslar arası PEN Türkiye Merkezi Başkanı Zvonko MAKOVİC Uluslar arası PEN Hırvatistan Merkezi Başkanı Hidayet KARAKUŞ Dünya Şiir Günü Bildirisi Seslendiren Ahmet OKTAY Onur Konuğu Doğan HIZLAN, Ahmet OKTAY Şiiri / Sunum Ahmet BOZKURT Ahmet OKTAY Şiiri / Sunum Sezai SARIOĞLU ŞİİR DİNLETİSİ Gülsüm CENGİZ, Şiir Okuma İVAN GADJANSKİ, (Sırbistan), Şiir Okuma Zvonko MAKOVİC ( Hırvatistan), Şiir Okuma A.Neyzar KARAHAN Şiir Okuma Suat ÇELEBİ, Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları Söyleşi Fahri ÖZDEMİR, Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları Söyleşi Raşit ÇAVAŞ, Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları Söyleşi Biba İSMAİL (Makedonya) , Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları Söyleşi Namık KUYUMCU Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları Söyleşi Ayten MUTLU, Şiir Okuma Çoşkun ŞİMŞEKLİ, Şiir Okuma Anton BAEV ( Bulgaristan), Şiir Okuma Mazhar ALPHAN, Şiir Okuma Sezai SARIOĞLU, Şiir Okuma AGRON TUFA / ARNAVUTLUK / Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği Söyleşi HACI SABANI ( KARADAG ), Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği Söyleşi Lal LALEŞ, Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği Söyleşi Selim TEMO, Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği Söyleşi Goran DJORDEVİC (Sırbistan) Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği Söyleşi Ünal ERSÖZLÜ, Şiir Okuma Biba İSMAİL, Şiir Okuma Halim YAZICI, Şiir Okuma Ahmet GÜNBAŞ, Şiir Okuma Uluer AYDOĞDU, Şiir Okuma Mini Konser Şan Resitali Solistler:Soprano: Filiz GÜNEŞBariton : Ercan UĞUR Bas: Umut Tarık AKÇA Piyano:Tuğçe Özay TEKİN İZDOB katkılarıyla Lal LALEŞ, Şiir Okuma Namık KUYUMCU, Şiir Okuma Hasan Öztoprak, Şiir Okuma HACI SABANI (KARADAG ) Şiir Okuma , Derya ÖNDER Şiir Okuma Hayri K. YETİK, Anadolu ‘ dan Balkanlara Bedrettini Bellek ve Şiirleri Söyleşi Doç. Dr. Hüseyin YALTIRIK , Anadolu ‘ dan Balkanlara Bedrettini Bellek ve Şiirleri Söyleşi Tevfik TAŞ, Anadolu ‘ dan Balkanlara Bedrettini Bellek ve Şiirleri Söyleşi Anton BAEV (Bulgaristan) Anadolu ‘ dan Balkanlara Bedrettini Bellek ve Şiirleri Söyleşi Selim TEMO, Şiir Okuma Nahit KAYABAŞI, Şiir Okuma Gülsüm CENGİZ, Şiir Okuma Biba İSMAİL, Şiir Okuma AGRON TUFA Goran DJORDEVİC ( Sırbistan) Şiir Okuma İsmail Mert BAŞAT, Küresel Kriz ve Muhalif Şiir Söyleşi Hasan ÖZTOPRAK, Küresel Kriz ve Muhalif Şiir Söyleşi Yücel KAYIRAN, Küresel Kriz ve Muhalif Şiir Söyleşi İVAN GADJANSKİ, Küresel Kriz ve Muhalif Şiir Söyleşi Ataol BEHRAMOĞLU, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma Zvonko MAKOVİC Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma Anton Baev, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma AGRON TUFA, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma HACI SABANI, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma GORAN DJORDEVİC, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma İVAN GADJANSKİ, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma Biba İSMAİL Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma Nahit KAYABAŞI, Şiir Okuma Anton BAEV, Şiir Okuma Ataol Behramoğlu, Şiir Okuma İVAN GADJANSKİ, Şiir Okuma Tevfik TAŞ Şiir Okuma Şadan GÖKOVALI, Ege ‘ nin Antik Şiiri Söyleşi Erdal ALOVA, Ege ‘ nin Antik Şiiri Söyleşi Halim YAZICI, Ege ‘ nin Antik Şiiri Söyleşi Zvonko MAKOVİC Ege ‘ nin Antik Şiiri Söyleşi Hüseyin PEKER, Şiir Okuma AGRON TUFA , Şiir Okuma HACI SABANI, Şiir Okuma Mansur BALCI, Şiir Okuma Goran DJORDEVİC ( Sırbistan) Şiir Okuma Yrd. Dr. Şerife YALÇINKAYA , Şiir ve Dilin CİNSİYETİ Söyleşi Asuman SUSAM, Şiir ve Dilin CİNSİYETİ Söyleşi Gülsüm CENGİZ , Şiir ve Dilin CİNSİYETİ Söyleşi Derya ÖNDER, Şiir ve Dilin CİNSİYETİ Söyleşi Ayten MUTLU Şiir ve Dilin CİNSİYETİ Söyleşi Erdal ALOVA, Şiir Okuma Can CEYLAN , Şiir Okuma Tahsin ŞİMŞEK, Şiir Okuma H.İbrahim ÖZBAY, Şiir Okuma Ataol BEHRAMOĞLU Şiir Okuma ETKİNLİK ADLAR ALFABETİK SIRASI (TEKRARLAR Birkaç Oturumda Yer Alanlar) A. Goran DJORDEVİC ( Sırbistan) Şiir Okuma A. Muzaffer Tunçağ (İzmir Konak Belediye Başkanı) A..Neyzar KARAHAN Şiir Okuma AGRON TUFA / ARNAVUTLUK / Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği Söyleşi AGRON TUFA / ARNAVUTLUK / Şiir Okuma AGRON TUFA, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma AGRON TUFA, Şiir Okuma Ahmet BOZKURT Ahmet OKTAY Şiiri / Sunum Ahmet GÜNBAŞ, Şiir Okuma Ahmet OKTAY Onur Konuğu Anton BAEV ( Bulgaristan), Şiir Okuma Anton BAEV (Bulgaristan) Anadolu‘dan Balkanlara Bedrettini Bellek ve Şiirleri Söyleşi Anton Baev, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma Anton BAEV, Şiir Okuma Asuman SUSAM, Şiir ve Dilin CİNSİYETİ Söyleşi Ataol BEHRAMOĞLU Şiir Okuma Ataol BEHRAMOĞLU, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma Ataol Behramoğlu, Şiir Okuma Ayten MUTLU Şiir ve Dilin CİNSİYETİ Söyleşi Ayten MUTLU, Şiir Okuma Biba İSMAİL (Makedonya) , Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları Söyleşi Biba İSMAİL Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma Biba İSMAİL, Şiir Okuma Biba İSMAİL, Şiir Okuma Can CEYLAN, Şiir Okuma Çoşkun ŞİMŞEKLİ, Şiir Okuma Derya ÖNDER Şiir Okuma Derya ÖNDER, Şiir ve Dilin CİNSİYETİ Söyleşi Doç. Dr. Hüseyin YALTIRIK, Anadolu’dan Balkanlara Bedrettini Bellek ve Şiirleri Söyleşi Doğan HIZLAN, Ahmet OKTAY Şiiri / Sunum Erdal ALOVA, Ege ‘ nin Antik Şiiri Söyleşi Erdal ALOVA, Şiir Okuma Fahri ÖZDEMİR, Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları Söyleşi Goran DJORDEVİC ( Sırbistan) Şiir Okuma Goran DJORDEVİC (Sırbistan) Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği Söyleşi GORAN DJORDEVİC, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma Gülsüm CENGİZ, Şiir Okuma Gülsüm CENGİZ, Şiir Okuma Gülsüm CENGİZ, Şiir ve Dilin CİNSİYETİ Söyleşi H..İbrahim ÖZBAY, Şiir Okuma HACI SABANI (KARADAG ) Şiir Okuma HACI SABANI ( KARADAG ), Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği Söyleşi HACI SABANI, Şiir Okuma HACI SABANI, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma Halim YAZICI, Ege ‘ nin Antik Şiiri Söyleşi Halim YAZICI, Şiir Okuma Hasan ÖZTOPRAK, Küresel Kriz ve Muhalif Şiir Söyleşi Hasan Öztoprak, Şiir Okuma Hayri K. YETİK, Anadolu‘dan Balkanlara Bedrettini Bellek ve Şiirleri Söyleşi Hidayet KARAKUŞ Dünya Şiir Günü Bildirisi Seslendiren Hüseyin PEKER, Şiir Okuma İsmail Mert BAŞAT, Küresel Kriz ve Muhalif Şiir Söyleşi İVAN GADJANSKİ, (Sırbistan), Şiir Okuma İVAN GADJANSKİ, Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma İVAN GADJANSKİ, Küresel Kriz ve Muhalif Şiir Söyleşi İVAN GADJANSKİ, Şiir Okuma Lal LALEŞ, Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği Söyleşi Lal LALEŞ, Şiir Okuma Mansur BALCI, Şiir Okuma Mazhar ALPHAN, Şiir Okuma Mini Konser Şan Resitali Solistler: Soprano: Filiz GÜNEŞ Bariton: Ercan UĞUR Bas: Umut Nahit KAYABAŞI, Şiir Okuma Nahit KAYABAŞI, Şiir Okuma Namık KUYUMCU Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları Söyleşi Namık KUYUMCU, Şiir Okuma Raşit ÇAVAŞ, Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları Söyleşi Selim TEMO, Dillerin Kültürlerin Şiir Kardeşliği Söyleşi Selim TEMO, Şiir Okuma Sezai SARIOĞLU ŞİİR DİNLETİSİ Sezai SARIOĞLU, Şiir Okuma Suat ÇELEBİ, Şiir Yayımlama ve Şiir Yayıncılığının Sorunları Söyleşi Şadan GÖKOVALI, Ege ‘ nin Antik Şiiri Söyleşi Tahsin ŞİMŞEK, Şiir Okuma Tarık AKÇA Piyano: Tuğçe Özay TEKİN İZDOB katkılarıyla Tarık GÜNERSEL Uluslar arası PEN Türkiye Merkezi Başkanı Tevfik TAŞ Şiir Okuma Tevfik TAŞ, Anadolu‘dan Balkanlara Bedrettini Bellek ve Şiirleri Söyleşi Uluer AYDOĞDU, Şiir Okuma Ünal ERSÖZLÜ, Şiir Okuma Yrd. Doç.Dr. Beyhan ÖZDEMİR ( “Balkanlar” Fotoğraf Sergisi) Yrd. Dr. Şerife YALÇINKAYA, Şiir ve Dilin CİNSİYETİ Söyleşi Yücel KAYIRAN, Küresel Kriz ve Muhalif Şiir Söyleşi Zvonko MAKOVİC ( Hırvatistan), Şiir Okuma Zvonko MAKOVİC Atilla Jozef’ten Nazım Hikmet’e Balkanlarda Şiir Söyleşi- Şiir Okuma Zvonko MAKOVİC Ege ‘ nin Antik Şiiri Söyleşi Zvonko MAKOVİC Uluslar arası PEN Hırvatistan Merkezi Başkanı |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|